Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili Muğla ili Ortaca ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan tescil harici bölüme yönelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulü ile, 20.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 381,81 m², (B) harfi ile gösterilen 985,97 m², (C) harfi ile gösterilen 348,35 m²'lik taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" dair verilen karar, Hazine ve ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.04.2019 tarihli ve 2016/12743 Esas, 2019/2681 Karar sayılı ilamıyla; "Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davanın kabulü ile, 20.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 381,81 m², (B) harfi ile gösterilen 985,97 m², (C) harfi ile gösterilen 348,35 m²'lik taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1945 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) gereğince yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu 15.06.1976 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yargılama sırasında 4999 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (4999 Sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince yapılan aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi işlemi yapılmış ve 14.09.2010 tarihinde ilan edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu 1954 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra yenileme kadastrosu yapılmış ve 13.05.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.