Katılan mağdurenin on beş yaşından büyük iken alınan beyanında sanık ... hakkında şikayetçi olmaması karşısında sanık ... yönünden verilen kararları mağdure vekilinin temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan mağdure vekilinin 19.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak temyiz ve itiraz başvurusunda bulunduğu, sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması; suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, karara yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin itiraz kanun yoluna başvurması sonrasında itirazlarının mahallinde merciince değerlendirilerek reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık ... hakkında, elbisesi üzerinden mağdurenin vücudunu ellemek ve kendi elbisesi üzerinden mağdureye cinsel organını tutturmak; sanık ... hakkında elbisesi üzerinden mağdurenin vücudunu ellemek ve giysisi dışına çıkardığı cinsel organını tutturmak; sanık ... hakkında ise mağdureyi dudağından öpmek ve elbisesi içerisinden eliyle cinsel organına dokunmak sureti ile çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a, 103/4, 53/1-2 ve aynı Kanun'un 109/1, 109/2,109/3-f, 109/5, 53/1 ve 2. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanıkların atılı eylemleri gerçekleştirdiklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği ve atılı suçların işlendiğinin sabit olmadığı kanaatiyle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Hükümlerin katılan mağdure lehine bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.

A. Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Verilen Kararlar Yönünden
Sanık ... hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanun'un 231/12. maddesine göre itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı, esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapılarak itirazın reddedildiği gibi sanık ... yönünden mağdurenin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle sanık ... hakkında verilen kararlara ilişkin de mağdure vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından, katılan mağdure vekilinin anılan kararlara karşı temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanıklar... ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların aşamalardaki savunmaları, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... ve Sanık ... Hakkında Verilen Kararlar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ...ve ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/86 Esas, 2014/337 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.