Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında Kozluk ilçesi Yağmurlu Köyü çalışma alanında bulunan 112 parsel sayılı 51.400; 115 parsel sayılı 36.400; 119 parsel sayılı 402.600 ve 183 parsel sayılı 66.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, davalıların kadastro komisyonuna yaptıkları itirazların kabulü ile ..., ..., ... (...), ..., ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir.

Davacı Hazine, dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek komisyon kararının iptali için dava açmıştır.

Mahkemece verilen önceki tarihli hükmün davacı Hazine temsilcisi, davalı tespit maliki ve aynı zamanda ... mirasçısı) ... ile (tespit maliki ... mirasçısı) Musabinedin Özenkinci tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.03.2016 tarih ve 2016/281 Esas-2104 Karar sayılı kararı ile öncelikle davalıların aynı çalışma alanının içinde belgesizden kazandıkları taşınmaz miktarlarının Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak duraksamasız belirlenmesi, davalıların belgesizden kazandıkları taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerin etkili bir denetim için getirtilmesi, akabinde üç kişiden oluşturulacak teknik bilirkişi kurulu marifeti ile davalıların aynı çalışma alanı içinde belgesizden kazandıkları taşınmazları, miktarlarını, kazanılan miktarlara göre çekişmeli taşınmazlardan kendilerine pay verilip verilemeyeceği ya da ne kadar verileceği hususlarında davalıların Kadastro Komisyonu kararında bildirilen payları ve çekişmeli taşınmazların yüzölçümleri gözetilerek denetime elverişli rapor alınması.." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar adına çekişmeli taşınmazların bulunduğu çalışma alanında belgesiz zilyetlikten edinilen başkaca taşınmaz mal bulunmadığı, bilirkişi heyetinin vermiş olduğu 21/05/2019 havale tarihli raporunda özetle; davalıların toplam payları 18 pay kabul edilerek, davalı ...'ye 6 pay, ...'ye 6 pay, ... Sanğır'a 2 pay, ...'e 2 pay, ...'e 1 pay ve ...'e 1 pay verilmek suretiyle yapılan incelemede, davalı tespit maliklerinden ... Sanğır, ..., ... ve ... yönünden 100 dönüm sınırı aşılmadığı; ancak Genco ve ...'nin tüm taşınmazları senetsizden kazandığı ve davaya konu taşınmazlardaki paylarına göre toplam kazanımlarının 185.466,66 m2 olarak hesaplandığı, bu tespit sonucu Kadastro Kanunu 14.maddesi gereğince sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm dahil fazlası kazanılamayacağından tekrar yapılan hesaplamada, Genco ve ...'nin 119 nolu parselde 100 dönümü aşmayacak şekilde edinebilecekleri paylarının 48.733,34'er m2 olarak hesaplandığı ve bu iki tespit maliki yönünden 100 dönümü aşan kısım için 119 parselde Hazine adına pay verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne çekişmeli taşınmazların kadastro komisyonunca yapılan tespitlerinin iptali ile çekişmeli 112-115- 183 parsellerin tamamının; 119 parsel sayılı taşınmazın ise bir bölümünün davalı tespit maliklerinden ..., ..., ... ve ... mirasçıları adına bu kişilerin mirasçılarını gösterir veraset belgelerindeki paylar uyarınca ve hükümde gösterilen yüz ölçümler ile yine ... ve ... adına hükümde gösterilen yüzölçümler ile tapuya tescillerine; 119 parselde zilyetlikten edinilebilecek taşınmazların miktar fazlası olduğu bildirilen bakiye 170.933,32 m2 nin Hazine adına tesciline; bilirkişi heyetinin 21.05.2019 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya kapsamına, toplanan bilgi ve belgelere göre davalılar adına çekişmeli taşınmazların bulunduğu çalışma alanında belgesiz zilyetlikten edinilen başkaca taşınmaz mal bulunmadığına ilişkin mahkeme gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ne var ki, Mahkemece verilen önceki 02.04.2014 tarihli ve 2005/244 Esas, 2014/69 Karar sayılı karar incelendiğinde; çekişmeli 112 parsel sayılı taşınmazın davalılar ..., ... ve ... ile davacı Hazine adına; 115,119 ve 183 parsel sayılı taşınmazların ise 1 payının davalı ..., bakiye 17 payının ise davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bir başka ifade ile mahkemece verilen bu hükme göre çekişmeli 112 parsel sayılı taşınmazda paylı tespit maliklerinden ... ve ...'e; 115-119 ve 183 parsel sayılı taşınmazlarda ise tespit maliki ... dışındaki diğer tespit maliklerine hiç pay verilmemiştir.

Mahkemece verilen iş bu 02.04.2014 tarihli önceki hüküm ise sadece ... (aynı zamanda diğer komisyon tespit maliki ... mirasçısı) ve ve ... mirasçısı ... tarafından temyiz edildiğine göre; bir başka ifade ile iş bu önceki hüküm, ... ve ... yahut mirasçıları tarafından temyiz edilmediğine göre, onlara düşecek pay/paylar yönünden davacı Hazine lehine kazanılmış hak oluştuğu halde; son hüküm ile çekişmeli taşınmazlarda önceki hükmü temyiz etmeyen bu kişilere de pay verilmekle, davacı Hazinenin daha da aleyhine olacak şekilde durum yaratılarak usuli müktesep hakkın bertaraf edilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan Kadastro Hakiminin doğru sicil oluşturmak yükümlülüğü bulunduğundan, açık, anlaşılır ve infazı kabil bir karar vermesi gerekir. Çekişme konusu taşınmazlar kadastro komisyon kararı ile paylı mülkiyet şeklinde davalılar adına tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 688 inci maddesinde de ifade edildiği gibi paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Yani her bir paydaşın payı, taşınmazın tamamı üzerinde yaygındır.

Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere; çekişmeli 112-115 ve 183 parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon kararında belirtildiği gibi 1/18'er hissesinin ayrı ayrı ... ve ...; 6/18 hissesinin - hükümde payları ve isimleri açıkça gösterilmek suretiyle - ...'nin mirasçıları adına, toplamda 2/18 hissesinin ise - yine hükümde payları ve isimleri açıkça gösterilmek suretiyle- ...'in mirasçıları adlarına; 2/18 ... ve 6/18 ... (ki toplam 8/18 payın ise) usuli müktesep hak nedeniyle Hazine adına tesciline; 119 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise; bu taşınmazda miktar fazlası kısım(kanun uyarınca kazanılabilecek 100 dönümü aşan kısım) bulunduğundan taşınmazın yüzölçümü olan 402,600,00 metrekarenin payda kabul edilmek ve buna göre de komisyon tespit paylarına karşılık gelen miktarlar hesaplanmak suretiyle yapılan inceleme sonucunda; 119 parsel sayılı taşınmazın 22.366,66/402,600,00'er payının ayrı ayrı ... ile ... adlarına; toplam 44.733,33/402.600,00 payın, hükümde payları ve isimleri açıkça gösterilmek suretiyle ...'in mirasçıları adına; ...'nin belgesizden edinebileceği bakiye miktar olan 48,733,34/402,600,00 payın - hükümde payları ve isimleri açıkça gösterilmek suretiyle - ...'nin mirasçıları adına ; ... ve ...'ler adına tespit edilip Hazine adına usuli müktesep hak oluşan paylar( ...' e düşen ancak usulü müktesep hak gereğince Hazine adına tescil edilmesi gereken 44,733,34/402,600,00; ... adına tespit gören ancak usuli müktesep hak nedeniyle Hazine adına tescili gereken 134,200,00/402.600,00) ve ...'nin 100 dönüm norm sınırını aşan pay bakiye kısım olan 85.466,66/402.600,00 ki toplam 264.400,00/402.600,00 payının ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacı Hazinenin hükme yönelen temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle;
Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.