İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

Davacı Hazine vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 07.05.2007 tarihli hasımsız dava dilekçesinde, Kocaeli ili Merkez ilçeye bağlı Maşukiye Beldesi Arabakonak meviinde bulunan; doğusu Alturallar'a ait tapulu taşınmaz, batısı ... Arabakonağı yolu, kuzeyi ... ’ye ait bahçe ve yol, güneyi ... ve ... 'e ait tapulu taşınmazlarla çevrili tahmini 3.000,00 m2'lik taşınmazın tescili istemi ile dava dışı ... tarafından Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/337 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ancak davanın takibinden vazgeçilmesi nedeni ile HUMK’un 409 uncu maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına ve daha sonra da açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu dosyada davaya konu edilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı ... vekili 17.07.2007 tarihli birleşen dava dilekçesinde, sınırları bildirilen 3.000 m2'lik taşınmazın önceki yıllarda ... 'in murislerine ait iken 1986 yılında ... tarafından satın alındığını, ... tarafından 26 yıl nizasız, fasılasız malik sıfatı ile kullanıldıktan sonra müvekkiline satıldığını, taşınmaz üzerinde tahmini 25 yıl önce yapılmış bina ve meyve ağaçları bulunduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını öne sürerek müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Dava konusu yerlerle ilgili yargılamanın devamı sırasında kadastro çalışmalarının yapıldığının bildirilmesi üzerine bu çalışmaların sonucu beklenilmiş ve Kocaeli 2. Asliye Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiş; Kadastro Müdürlüğü de tescil davasında davalı olması nedeniyle 3099 parsel numarası alan nizalı yerin kadastro tutanağı ve eklerini mülkiyet hanesinin tespiti için Kadastro Mahkemesine göndermiş; davalar eldeki dava esası altında birleştirilmiş ve İlk Derece Mahkemesin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve tanık beyanları uyarınca, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve birleşen dosya davacısı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesi ile; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın, 31.12.1954 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında orman vasfı sebebiyle tescil harici bırakıldığı, ancak 03.04.1986 tarihinde yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı, 3402 sayılı Kanun'a eklenen geçici 8. madde ile kadastro çalışmalarının yapıldığı, taşınmazın ... 'in ceddinden intikalen ve taksimen gelme taşınmaz olup, 1950 yılından beri ... 'in bahçe olarak kullanımında iken 1986 yılında bedeli karşılığında ... oğlu ...'e satarak taşınmazdan hak ve alakasını kestiği ve o tarihten beri ... oğlu ...’in zilyet ve tasarrufunda olduğu, 1986 yılında ... oğlu ... in taşınmazın üzerine bir katlı betonarme ev yaparak kullanımını sürdürdüğü, 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda iken 26 yıl kullandığı taşınmazı kızı davacı ...’a satış yolu ile devrettiği, dava konusu parselin bulunduğu yerde 14.03.2008 tarihli imar planının bulunduğu ancak imar planının kesinleştiği bu tarihe kadar ... lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, orman yada kamu orta malı niteliğinin de bulunmadığı ve çalışma alanında zilyet adına daha önce belgesizden tespiti yapılan yerlerin 40/100 dönüm normlarını geçmediği, çevre parsellerin de senetsizden zilyetlik yoluyla gerçek kişiler adlarına tescil edildiği, bu durumda birleşen dosya davacısı ... yararına Kadastro Kanunu 17. maddesi uyarınca mülk edinme koşullarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekili ile Orman İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı-birleşen davada davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.