SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/279 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında;
Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraat kararı verilmiştir.

Sanık ...'ün temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafinin temyiz istemi, atılı suçların oluşmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hususların uygulanmadığına ilişkindir.

1.Sanıkların herhangi bir kaza olmadığı halde düzenledikleri içerik itibariyle sahte kaza tespit tutanaklarını sigorta şirketlerine sunarak menfaat temin etmeye çalıştıklarından bahisle haklarında haklarında kamu davası açılmıştır.

2.Sanık ...'ın, söz konusu kazaların gerçek olduğunu, olmayan kaza hakkında tutanak tuttuğunda kayıtlarda gözükmesinin ve tamir süresince sanayide kalmasının menfaatine olmadığını, rent a car işinde olduğu için çok fazla kaza olduğunu, bu nedenle eksperlerin benzer şekilde görüş bildirdiklerini beyan ederek, sanık ...'ın, kazanın gerçek olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmedikleri, haklarında Ek KYOK verilen ve tanın olarak dinlenen Yılmaz ve Rıza'nın söz konusu kazaların olmadığını beyan ettikleri, aınan bilirkişi raporlarında imzalar ile Yılmaz ve Rıza'nın imzaları arasında irtibat ve ilginin bulunmadığının, Şaban'ın imzalarının kuvvetle muhtemel Şaban'a ait olduğunun bildirildiği, sigorta denetleme kurulu raporu ve belgelerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.

3.Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işledikleri kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiş, sanık ... hakkında hakkında beraat kararı verilmiş ve temyize konu edilmemiştir.

A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların yargılama konusu özel belgede sahtecilik suçları için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 14.01.2009,10.01.2010,11.07.2010 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına, haklarında Ek KYOK verilip tanık olarak dinlenen ... ve ...'ın beyanlarına, sigorta denetleme kurulu raporuna, adli sicil kayıtları ile UYAP kayıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre ... müdafi ile sanık ...'ün yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından ... müdafi ile sanık ...'ün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

A. Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/279 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafi ile sanık ...'ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2014/279 Esas, 2016/189 Karar sayılı sayılı kararına yönelik anık ... müdafi ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anık ... müdafi ile sanık ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.