Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1-b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2,53. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2020 tarihli, 2016/344048 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üzerine atılı suçu işlemediğine, kesin delil bulunmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda: sanıkların savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları,sanıklara ait nüfus ve sabıka kayıtları, mahallinde yapılan keşif ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporları, iddianame ve tüm dosya kapsamından: sanıkların ...İlçesi...Mevkiinde bulunan...Gölü 1. Derece doğal sit alanı içerisinde kalan araziyi, traktör ile sürmek sureti ile fiziki müdahalede bulunduklarının ...İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince tespit edildiği, 02/11/2015 tarihli tutanaktan iki adet traktörün devriye aracını görmeleri nedeniyle... Gölü sit alanından çıktıkları ve dava dışı Halil Tarhan'ın barakasının önünde durdukları, bahse konu traktörlerin yanına gidildiğinde kırmızı renkli traktörün...plakalı traktör olduğu, motorunun sıcak olduğu, arka tarafında iki adet tarım aletinin bağlı olduğu, ayrıca tarım aletinin içerisinde buğday bulunduğu, diğer turuncu renkli traktörün ... plakalı olduğu, bu traktörün de motorunun sıcak olduğu, arkasında tarım aleti bulunduğunun tespit edildiği, bu esnada kolluk ekiplerinin yanına sanıkların geldiği, şahıslar ile yapılan görüşmede...plakalı traktörü ...’in kullandığı, ... plakalı traktörü de ...'ün kullandığını, arkadaşları olan Halil Tarhan'ın barakasına yemek yemek için geldiklerini, sit alanına müdahale etmediklerini beyan ettikleri, sanıkların traktör ile kaçmaya başladıkları yere şahıslar ile gidildiğinde, yeni otları toplanarak, sürülmüş olan yerin görüldüğü, bu hali ile sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle, sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Katılan Orman ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69,22/10/2002 gün ve 234–366,04/07/2006 gün ve 127–180,03/05/2011 gün ve 155–80,21/02/2012 gün ve 279–55,15/04/2014 gün ve 599-190,28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın, 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Sanığın Temyiz İsteği Açısından;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/b maddesi yerine, 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1.cümlesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," hususu Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık ...'e ilişkin (B) nolu bendinin (1) nolu paragrafındaki; "2863 sayılı yasanın Kültür ve Tabiat varlıklarını koruma kanunun 65/1-b.maddesi gereğince" ibaresinin hükümden çıkartılması ve yerine "2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-1.cümlesi gereğince” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.