SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 20.11.2014 tarihli kararıyla sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar vermiştir.
2.Kararın sanık tarafınca temyiz edilmesi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 25.04.2018 tarihli ilamıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
3.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla sanığın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43,29 ve 62 nci maddeleri uyarınca 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43,129 ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 ay 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar vermiştir.
Sanığın temyiz istemi, kararı temyiz etmek istediğine yöneliktir.
Kavgaya karışan sanığın, kendisine müdahale eden polis memurlarına yönelik sarf ettiği sinkaflı ve onları sürdürmeye yönelik sözlerinin yanında fiziki olarak direnmeye yönelik eylemi nedeniyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkeme, dosya kapsamına göre sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar vermiştir.
1.Katılan polis memurlarının iddiayı doğrulayan beyanları, polis memurları hakkında düzenlenen raporlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hakaret içeren sözleri ve yaralamaya yönelik fiziki müdahaleleri ile atılı suçları işlediği anlaşılmakla, bu suçlardan cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, sanığın aşağıda belirtilen dışında kalan diğer temyiz nedenlerine itibar edilmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca da, suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ile suçun işlenmesindeki özelliklere göre, bir değerlendirme yapılmadan, arşiv kaydına alınan eski sabıkaları haricinde kesin nitelikli adli para cezası dışında başkaca bir sabıkası bulunmayan sanık hakkında "şartları oluşmadığından" biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçeyle hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde ise 5237 sayılı Kanun'un 50 ile 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.