Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1,5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, sanıklar ... ve ... hakkında, 2863 sayılı Kanun'un 74/1,5237 sayılı Kanun'un 62/1,5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.01.2021 tarihli, 2016/372969 sayılı ve incelenmeksizin iade ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın eksik inceleme sonucunda verildiğine ve usul ve yasaya aykırı olduğuna, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Mahkemece, sanıkların 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında höyük niteliğindeki alanda kültür varlığı bulmak amacıyla 30 cm çapında 15 cm derinliğinde olmak üzere 2 ayrı kazı yaptıkları ve bu hali ile üzerlerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle mahkumiyetlerine, sanıklar Çınar ve Mustafa hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

1.Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemi Açısından;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun'un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, katılan vekilinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle, CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Açısından;

Olay günü izinsiz define arandığı yönündeki ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, temyiz dışı sanık ...'nın elindeki dedektör ile arama yaptığı, yanında da sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın olduğu, olay yerinde iki adet 30 cm çapında, 15 cm derinliğinde eşelenmiş çukur olduğunun tespit edildiği, mahallinde icra edilen keşif neticesinde de dava konusu yerin 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında höyük olduğunun belirlendiği dosya kapsamında, sanığın, temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ile birlikte, 40 cm derinliğe ulaşmayacak biçimde kazı yaptığı anlaşılmakla; sanığın 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli yer niteliğinde olan alanda, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmaya teşebbüs suçunu işlediği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanması durumunda SİRAYET hususunun değerlendirilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.