Beraat, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık ... hakkında beraat kararı verilmesine, aracın müsadere edilmemesine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan temyiz dışı sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, sanığın bulunduğu araçta yapılan aramada, zula içerisinde 300 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir.
TÜBİTAK MAM raporuna göre; numunenin motorin olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, temyiz dışı sanık ... ile gezmek amacıyla Hatay iline gittiğini, suça konu eşyanın kendisine ait olmadığını, kaçakçılık suçu ile ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
Temyiz dışı ... da savunmasında, nakil aracını sahibinden 1 yıllığına kiralayarak zula yaptırdığını, ticari amaçla suça konu akaryakıtı Hatay ilinden aldığını, gezmek amacıyla yanında gelen diğer sanığın olayla ilgisinin bulunmadığını ifade etmiştir.
Malen sorumlu beyanında, aracı temyiz dışı sanığa 1 yıllığına kiraladığını, kendisine ait olduğunu ifade etmiştir.
Dosyaya alınan rapora göre; suça konu eşyanın ele geçirildiği bölmenin gizli bölme niteliğinde olduğu, yakalanan eşyanın miktar ve hacim olarak aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı belirtilmiştir.
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran beraat hükmüne ve nakil aracın iadesine yönelik olduğu anlaşılmakla bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın savunmasının aksine atılı suçu işlediği, temyiz dışı sanığın eylemine iştirak ettiği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Ele geçen eşyanın miktarı itibarıyla suçta kullanılan nakil aracına ilişkin 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, Mahkeme tarafından nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
Suçta kullanılan nakil aracında bulunan zulanın masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülerek hak sahibine iadesine, karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bendinde "müsadere talebinin reddine," ibaresinden sonra gelmek üzere "nakil aracındaki zulanın masrafları sanıktan alınmak suretiyle sökülerek sahibine iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.