Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının mülkiyetinde bulunan 2000 dönümlük tarım arazilerinin ürün ekilmeye hazırlanması, gübrelenmesi, ekilecek tohumluğun ekilmesi, sulanması, çapalanması, bakımı, hasat edilmesi, pazara hazır vaziyete sevk edilmesi işlerinde ve tarım aletlerinin kullanılması, dolayısıyla 506 sayılı Kanunun 2. maddesi ve 2925 sayılı Kanuna tabi olmak üzere müvekkili ile davalının sözlü iş akdine dayanılarak 05/07/2003 tarihinde işe başladığını, sigorta işlemlerinin ve yazılı sözleşmenin yapılacağının vaad edildiğini, müvekkilinin 4857 sayılı Kanunun 25. maddesinin 2. fıkrası gereğince iş akdini feshetmek zorunda bırakıldığını ileri sürerek, 05/07/2003-01/09/2006 tarihleri arasını kapsar şekilde kıdem tazminatı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, raporlu olduğu dönem için işsizlik ücreti, fazla çalışma, yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2003-2006 yılları arasında yanında kaldığını, davacıya ev verdiğini, ancak yanında 2 ay kadar çalıştığını, 2 aylık yevmiyesini verdiğini, başka kişilerin işlerinde de çalıştığını, en son bir başkasının kavaklarını keserken kolunu kırdığını, hastaneye götürdüğünü, tedavisini yaptırdığını, ... Hastanesine davacı ile ilgili olarak 3.000,00 TL para verdiğini, davacıya acıdığı için parayı verdiğini, kendisinin işinde çalıştığı sırada yaralanmadığını, davacının devamlı olarak kendisinin yanında çalışmasının söz konusu olmadığını, yılda 2 ay yevmiyeli olarak çalıştığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 18/05/2012 tarih ve 2006/788 E., 2012/127 K. sayılı karar ile Mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/10/2013 tarih ve 2012/214 E., 2013/526 K, sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18/09/2014 tarih ve 2014/2469 E., 2014/27595 K. sayılı kararı ile davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiği sebebi ile mahkeme kararının bozulduğu, Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/628 e., 2015/36 K. sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine, dosyanın iş mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, davacının 3 yıl 1 ay 25 gün çalışması olduğu, iş aktinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat külfeti davalı işveren tarafa ait olup dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının ağaç kesme işi sırasında yaralanıp bir süre tedavi gördüğü ve sonrasında işveren tarafından işten çıkartıldığını beyan etmeleri karşısında davacının tazminat taleplerine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "İş Mahkemesi sıfatıyla" bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
İş Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise bu işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 25.3.2008 gün 2007/9975 E, 2008/6368 K.).
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 66 ncı maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4 üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.
Buna göre;

1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,

2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,

3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde,

4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde, çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.

Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.

Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır.
Somut uyuşmazlıkta davacının yaptığı iş ve işyerinin niteliği itibarıyla işyerinin tarım işyeri, davacının da tarım işçisi olduğu açıktır. İşyerinde 50 den az işçi çalıştığı taraflar arasında çekişmesiz olduğundan davacının hak ve alacakları Borçlar Kanunu'nun hizmet akdi hükümlerine göre değerlendirilip sonuçlandırılmalıdır.
Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/10/2013 tarih ve 2012/214 E., 2013/526 K. sayılı kararı Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18/09/2014 tarih ve 2014/2469 E., 2014/27595 K. sayılı kararı ile bozulduğundan ve bu karar Mahkemeleri ve Yargıtay’ın temyiz inceleme Dairelerini bağladığından, yine İş Mahkemesince yargılamaya devam edilerek talep edilen alacakların Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekirken, İş Kanunu’nun uygulanması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.