Hükümlülük, erteleme

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
01.03.2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı Yasa'nın 5.maddesiyle, 5275 sayılı Yasa'nın 106/10.maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adlî para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hüküm yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı Yasa'nın 4.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 50/6.maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm tesisi yerine, hapisten çevrilen adli para cezasına ilişkin olarak yaptırımın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nun 50/6.maddesi uyarınca işlem yapılacağı yönünde hüküm oluşturulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, hükümde yer alan "Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde hükmedilen seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmeye başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde 5275 sayılı Kanunun 106/10.maddesi hükmü gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 50/6.maddesi hükmü uyarınca adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına (yapıldı)," şeklindeki fıkranın hükümden çıkartılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.