Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, ... Üniversitesi ... Uygulama Otelinin 2008/2009 yılları hesapları ve otelin işleyişinin İç Denetçi tarafından incelendiğini ve inceleme raporunun rektörlüğe sunulduğunu, söz konusu inceleme raporuna göre otelin 2008 yılında yiyecek içecek maddelerine ilişkin ilk madde ve malzemelerin kaybından dolayı toplam 111.693,18 TL zararının olduğu ve bu zararın sorumlularının da ilgili dönem otel müdürü ... ve koordinatör Yrd. Doç. Dr. ... olduğunun belirtildiğini, uygulama otelinin 2008 yılında yiyecek içecek maddelerine ilişkin ilk madde ve malzemelerin kaybından dolayı toplam 111.693,18 TL zararının inceleme raporuna göre sorumlu olduğu belirlenen davalılar ... ve ...'den tahsili için bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek zararın davalılardan tahsilini istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı ..., davaya öncelikle husumet yönünden itiraz ettiğini, ... Mart Üniversitesi... Meslek Yüksekokulunda Yüksekokul Müdürü olarak görevini ifa ettiğini, aynı zamanda üniversiteye ait ... Uygulamaya Otelinde Genel Koordinatör olarak vazifelendirildiğini... Otelinin Üniversiteye bağlı bir uygulama oteli olduğunu, otel konusunda otel müdürünün yetkili olduğunu, genel koordinatörün üniversitesi temsil ettiğini, otelin 2008-2009 yıllarına ait iç denetiminin istendiğini ve görevlendirilen iç denetçinin 2 ayrı rapor hazırladığını, raporun hiçbir belgeye dayanmadan, yanlı ve yanlış olarak hazırlandığını, denetmenin turizm işletmeleri muhasebesi konusunda tecrübeli olmadığını, 2008-2009 yıllarına ilişkin ticari defterler yazdırılmadığından denetlemenin bilgisayar ortamında yapıldığını, denetçinin yetkili olmayan otel çalışanlarından denetim ve işletme ile ilgili bilgisi olmayan üçüncü kişilerden yardım aldığını, otelin muhasebe departmanına üniversite tarafından muhasebe müdürü atandığını ve tüm muhasebe işlemlerinin muhasebe tarafından yürütüldüğünü, dava konusu edilen zarar varsa bunun sebebinin katlanılan yüksek sabit giderler ve rekabet ortamında düşük fiyatla satma ve beklenen satışın altında satışın gerçekleşmesi, bunun neticesinde yüksek stokla çalışma gibi nedenler yüzünden oluşmuş olabileceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın hukuki bir dayanağının bulunmadığını, vekil edenin Ağustos 2008 tarihinde işverence ileride öğretim üyesi kadrosuna alınacağı sözü ile işten çıkarıldığını, 2008 yılında otel ondan sonrada faaliyetine devam ettiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde otel işlerine gerekli en fazla önemi verdiğini, bu sebeple müvekkilinden kaynaklanan bir zararın otel yönetiminde olmadığını, denetçinin yaptığının sadece muhasebe değerleri üzerinde oynadığını, otelin bir miktar zarar ettiğini fakat bunda müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, otelin 1998 yılı cirosunun 412.445,20 TL olduğunu, denetmenin bu hesabın doğrudan %10 nu odadan gelen yiyecek gideri olarak hesaplamaya aktardığını, bu cironun içinde oda satış giderlerinden gelen şeklinde gösterildiğini, bu tür otellerin işletilmesinde %20 kahvaltı, %40 akşam yemeği şeklinde maliyetlendirme yapıldığını, doğru maliyetlendirme de yiyecek satış hasılatının gerçek miktarının 363.783,66 TL olduğunu, tesisin gıda işinden kar güden bir işletme gibi % 10 kar hesaplaması ile sonuca gitmeye kalkmaktadır ki konaklama tesisinde bir amacın konaklamadan para kazanmak olduğunu, gıda satışından kar beklentisinin olmadığını, otelin içecek satış hasılatı denetçi tarafından 19.187,77 TL olarak verildiğini, bunun dışında 2008 yılı sonunda 42.234,00 TL stok içecek bulunduğu görüldüğünü, dolayısı ile satılmayan malın karı olamayacağına göre denetçinin yaptığı zarar hesaplarının maliyet muhasebesi ve hukuk açısından bir anlamının olmadığını, kaldı ki denetçinin hesaplamalarını 2008 yılı sonu itibariyle yaptığını, dolayısı ile müvekkilinin ayrıldıktan sonra ne alınıp verilmiştir denetçi hesaplamasından belli olmadığını, müvekkilinin işi bıraktıktan 10 ay sonra otel restaurantı 29/06/2009 tarihi itibariyle mevcut stoklarla kiraya verildiğini, bu döneme kadar ise kontrolsüz bir yönetimin mevcut olduğunu, ortada usulünce yapılacak bir hesaplamada zarar olmadığı görüleceği gibi bir zararda çıkarsa bu kontrolsüz dönemde olmuş olmasının mümkün olduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının görev, zamanaşımı ve açıklanan diğer nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme tarafından öncelikle davalıların görev ve yetki durumlarının araştırıldığı, Üniversite Senatosu tarafından davalıların yetkilendirilmelerine ilişkin kararların, iç denetçi raporunun dosyaya konduğu, ... Oteli ile ilgili tutulan muhasebe kayıtlarının dava konusu döneme ait olan tüm belgeleri getirtildiği, taraf tanıklarınını dinlendiği, dosya ve muhasebe kayıtları üzerinde Sayıştay Uzman Denetçisi, mali müşavir ve hesap uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alındığı, getirtilen belgelere göre, davalı ...'in 19.01.2007 ve 11.05.2007 tarihli yazılarla ... Uygulama Otelinde Koordinatör ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görevlendirildiği, dava konusu 2008 yılında da bu görevde bulunduğu, davalı ...'ın da 05.02.2007 tarihinde ... Otelinden göreve başladığı ve 20.05.2009 tarihinde görevden ayrıldığı bu dönemde SSK'lı olarak hizmet verdiği, esasen davalıların bu dönemde bu işletmede görev yaptıklarına dair bir itiraz bulunmadığı, ... Uygulama Oteli İşletme Yönergesi uyarınca ...'in koordinatör, ...'ın da mesul müdür olarak çalıştıkları yönergede yürütme kurulu üyesi koordinatör ve işletme müdürünün görevlerinin ayrıntılarıyla açıklandığı anlaşıldığı, yapılan iç denetim sonucunda bu işletmedeki görev sürelerinde yiyecek içecek maddelerine ilişkin ilk madde ve malzeme kaybından dolayı toplam 111.693,18 TL zarar oluşmasına neden oldukları bu zararın 43.067,38 TL'lik bölümünün yiyecek maddelerine, 68.625,80 TL'lik kısmının ise alkollü ve alkolsüz içeceklere ilişkin olduğunun bildirildiği, getirtilen tüm kayıtlar üzerinde yaptırılan inceleme sonunda alınan bilirkişi raporuna göre; "...İç denetim raporunda 2008-2009 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucunda önce otelin 2008 yılında yiyecek malzemelerinden dolayı 27.268,27 TL zarar etmiş göründüğü tespitlerine yer verilmiş, bilahare bu zarar 184.829,45 - 141.762,07 = 43.067,38 TL olarak belirtilmiştir. Raporun ilerleyen bölümlerinde ise otel koordinatörünün söz konusu karar ve girişimi iyi niyetle çalışmakta olduğunu göstermekte olup tarafımızca ifadesi doğru olarak kabul edilmiştir. Buna göre yiyecek maddelerinden kaynaklanan zararın büyük bir bölümünün yüksek okul öğrencilerine yemek verilmesinden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır” şeklinde görüş belirtildiği, söz konusu raporda belirtilen yöntemle yiyecek malzemelerinden dolayı zarar olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, şöyle ki; öncelikle raporda da kabul edildiği üzere, yiyecek maddelerinden kaynaklanan zararın büyük bölümünün yüksek okul öğrencilerine yemek verilmesinde (öğrencilerin yemek talep etmesine rağmen daha sonra yemek yemeye gelmemesinden) kaynaklanmış olması olasılığı bulunmaktadır. Bu durumda zarar (kaldı ki belirtilen zarar hesaplama yöntemi doğru değildir) işletme faaliyetinden doğmuş olacağından davalılardan talep edilmesi hukuka aykırı olduğu, öte yandan otelde uygulanan mevcut muhasebeleştirme sisteminde faturada ve faturaya ilişkin 10690 nolu folyoda 'oda kahvaltı', 'yarım pansiyon', veya 'tam pansiyon' şeklinde açıklama yapılmaması ve herhangi bir yiyecek harcamasına yer verilmemesi nedeniyle yiyecek malzemelerinden ne kadarının harcandığının sağlıklı bir şekilde tespit etmek ve usulsüzlük olup olmadığını belirlemek mümkün olmadığı, benzer şekilde raporda alkollü ve alkolsüz içeceklerdeki zarar önce 66.707,10 TL belirtilmesine karşın ilerleyen bölümlerde (85.894,87-17.269,07 = 68.625,80 TL olduğu sonucuna varılmıştır) yukarıda yer verilen muhasebeleştirme yöntemi nedeniyle alkollü ve alkolsüz içeceklerde ne kadar tüketim olduğunun, dolayısıyla iddia edildiği gibi mutfaktan çalınan malzeme olup olmadığını belirlemek mümkün olmadığı, sonuç olarak açıklamalara göre yiyecek ve içecek malzemelerinin çalınması ile oluşan bir zarar olduğu ve bunun davalıların eylemlerinden kaynaklandığı ispatlanamadığından davacının zarar tazmini talebinin yerinde olmadığı, yiyecek ve içecek malzemelerinin çalınması ile oluşan bir zarar olduğu ispatlanamamakla birlikte bir an için söz konusu zararın çalınma neticesinde oluştuğu düşünülse dahi davalıların görev tanımlarında belirtilen hususlar karşısında davalıların yiyecek ve içecek malzemelerinin takibinden ve korunmasından sorumlu olmadıkları bu sorumluluğun depo görevlisi veya görevlilerine ait olması gerektiğinin" bildirildiği, Mahkemece toplanan tüm delillere, yapılan yargılamaya, dinlenen tanık beyanlarına, alınan bilirkişi raporu içeriğine göre otel kayıt ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda çelişkili olarak düzenlenen yeterli araştırmadan yoksun iç denetçi raporuna dayanılarak açılan davada davalıların sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir hatalı yolsuz uygulamaya rastlanmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerektiği....Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/10/2012 tarihli, 2011/25 Esas, 2012/558 Karar sayılı ilamının Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 25/02/2014 tarih 2014/5031 Esas,2014/5006 Karar sayılı ilamı ile "taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayandığı,bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği, 4857 ve 5521 sayılı Kanunların 1.maddeleri hükümleri gereği bu davaların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken,mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi " gerekçesi ile bozulduğu, ...Asliye Hukuk Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak 06.06.2014 tarih ve 2014/263 Es. 2014/262 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, ilgili kararın Yargıtay 13.Hukuk Dairesi tarafından onandığı ve dosya Mahkeme’ye gönderilmiş olmakla Mahkeme’nin 2015/651 Esas sırasına kaydı yapıldığı, Mahkeme tarafından yapılan yargılama, toplanan deliller,dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ...Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama sırasında mali müşavir, hesap uzmanı ve sayıştay uzman denetçisi bilirkişilerden oluşturulan üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 15/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı Rektörlüğün talep ettiği,111.693,18.TL.'nin 43.067,38.TL.'lik bölümü yiyecek maddelerine, 68.625,80.TL.'lik kısmı ise alkollü ve alkolsüz içeceklere ilişkin olup,üniversitenin iç denetim birimi tarafından ... Uygulama Otelinin 2008-2009 işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen 05/03/2010 tarihli inceleme raporunda yiyecek maddelerinden kaynaklanan zararın büyük bir bölümünün yüksek okul öğrencilerine yemek verilmesinden kaynaklandığı kanaati belirtilmiş olup,söz konusu raporda belirtilen yöntemle yiyecek malzemelerinden dolayı zarar oluştuğu sonucuna ulaşmanın mümkün olmadığı,öncelikle raporda da kabul edildiği üzere yiyecek maddelerinden kaynaklanan zararın büyük bir bölümünün yüksek okul öğrencilerine yemek verilmesinden (öğrencilerin yemek talep etmesine rağmen daha sonra yemek yemeğe gelmemesinden) kaynaklanmış olması olasılığı bulunmakta olup,zararın işletme faaliyetinden doğmuş olduğu ve davalılardan talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu,ayrıca otelde uygulanan mevcut muhasebeleştirme sisteminde faturada ve faturaya ilişkin 10690 nolu folyoda "oda-kahvaltı", "yarım pansiyon" veya "tam pansiyon" şeklinde açıklama yapılmaması ve herhangi bir yiyecek harcamasına yer verilmemesi nedeni ile,yiyecek malzemelerinden ne kadarının harcandığını,sağlıklı bir şekilde tespit etmek ve usulsüzlük olup olmadığını belirlemenin mümkün olmadığını,yine muhasebeleştirme yöntemi nedeni ile alkollü ve alkolsüz içeceklerde ne kadar tüketim olduğunu,dolayısı ile iddia edildiği gibi mutfaktan çalınan malzeme olup olmadığını belirlemenin mümkün olmadığı bu kapsamda oluşan zararın davalıların eylemlerinden kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Dosya kapsamında dosyanın eki olarak 72 cilt belge fotokopisi ve 2 adet CD olduğu belirtilmiştir. Şu an eldeki dosyada sadece biri kırık 3 adet CD mevcuttur. Dolayısı ile bu belgelerin tamamı, dosyanı eki olan gerek CD şeklindeki gerek kağıda yazılı belge şeklindeki tüm dosya ekleri toplanmalıdır.
Dosya kapsamından davalıların görevde oldukları dönemde geçerli Yönerge metni hakkında itirazı olduğu anlaşıldığından, davalıların görevde olduğu dönemde davacı işyerinde geçerli olan yönerge ve benzeri ve sair olaya uygulanması gereken geçerli iç düzenlemeler / bu iç düzenlemelerin metinleri tespit edilrek dosyaya alınmalıdır.
Dosya yukarda belirtilen tüm bu ekleri ile birlikte bilirkişiye tevdi edilerek inceleme ve hesaplama yaptırılmalıdır.
Davacının bilirkişi raporuna itirazları hakkında yeniden bir ek bilirkişi raporu alınarak bu itirazlar değerlendirilmeksizin sonuca ulaşılması hatalıdır.
Davacının ve davalıların tüm dosya kapsamındaki tüm beyan, itiraz, iddia ve savunmalarını tek tek karşılayan bilirkişi heyeti raporu alınmalıdır. Bu bilirkişi raporunda, davalıların görev tanımları ve sorumlulukları ve yetkileri belirlendikten sonra bir zararın olup olmadığı ve davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu olmaları halinde ne miktarda sorumlu oldukları her bir davalı için ayrı ayrı tespit edilmelidir.
Dosya kapsamında halihazırdaki bilirkişi raporunda, örnek olarak; “zararın büyük bir bölümünün öğrencilerin yemek talep etmesine rağmen yemeğe gelmemesinden kaynaklanmış olma olasılığından” bahsedilmiştir. Hükme esas bilirkişi raporundaki bu açıklama soyuttur. Ayrıca, davalıların bu şekilde oluşan bir zararı, zarar oluşmadan ya da büyümeden tespit ve önleme görevi / yekisi ve imkanı olup olmadığı üzerinde de durulmalıdır.
Yine örnek olarak hükme esas bilirkişi raporunda bahsedilen muhasebeleştirme sisteminde “tam pansiyon”, “yarım pansiyon”, “oda kahvaltı” gibi açıklamaların bulunmaması nedeni ile usulsüzlük olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiş olup, davalıların bu tip muhasebe eksikliklerini denetim / bu eksiklere müdahale / bu eksikleri düzeltme yetkisi / görevi ve imkanlarının olup olmadığı belirlenmelidir.
Ayrıca hükme esas bilirkişi raporunda, yiyecek ve içeceklerin çalınmasından doğan bir zarar olduğu ispatlanamamakla birlikte, çalınma olayı olmuş ise bundan depo görevlisinin sorumlu olduğu belirtilmiş ise de çalınma olayının tespiti halinde davalıların davacı nezdinde bulundukları makam bakımından depo sorumlularının görevini gereğince yerine getirip getirmediğini, hırsızlığa karşı gerekli tedbirler alınmasını temin, hırsızlığı önleme sorumluluk/ görev/ yetki ve imkanlarının olup olmadığı tartışılmalıdır.
Bu sayılanlar sadece örnek niteliğinde olup, hazırlanacak bilirkişi raporu net ve denetime açık olmalı, yukarıda sayılanlar haricinde de davalıların sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler ne gibi sebepler ile ne miktardan sorumlu oldukları her bir davalı bakımından ayrı ayrı irdelenmeli, bu nedenle yukarıda örnek olarak sayılanlar haricindeki gerekli hususları da denetime elverişli şekilde ortaya koymalıdır.
Bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmalarını tek tek karşılamalı, önceki hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru ve yanlış kısımlar var ise bunlar tespit edilerek neden doğru veya yanlış olduğu denetime elverişli ve net şekilde ortaya konarak bilirkişi raporları arasında çelişki yaratılmamalı, çelişki olursa da giderilmelidir.
Varsa zarar miktarı, her bir davalı için ayrı ayrı; davalıların bu zarardan ne sepeple kusurlu / sorumlu oldukları ya da olmadıkları, kusurlu iseler ne oranda ve ne miktar zarardan sorumlu olduklarıda denetime elverişli şekilde ortaya konmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki “Ticari defterler, muhasebe kayıtları, bilgisayar kasasının CD’ye aktarılan kısmının incelendiğine dair bilirkişi raporunda açıklama bulunmadığı” yönündeki itiraz da karşılanarak bu belgeler ve kayıtlar da incelenmeli ve sonuca etkisi denetime elverişli şekilde ele alınmalıdır. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20/02/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.