Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
26.09.2013 tarihli celsede müşteki ...’ın kamu davasına katılmasına karar verilmiş ise de; dosyada yer alan 09.04.2014 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu ağaçların hazineye ait alanda kalması nedeniyle karar duruşmasında, katılmanın hükümsüz olduğuna karar verilmesi karşısında; müşteki vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafinin temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
07.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 226,45 TL. zararı, 17.07.2014 tarihinde defterdarlık hesabına yatırdıkları anlaşılan sanıklar hakkında TCK'nın 168/2. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.