Dava dilekçesinde 3.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1/8 payı bulunan taşınmazın davalı tarafından işgal edilmesi nedeniyle 31.10.2002-13.05.2005 arası aylığı 3.500 TL'dan ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın davalı tarafında kullanıldığına dair delil bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın aylık 2.000 TL'dan toplam 18.199 TL ecrimisil getirebileceği açıklanmıştır.
HUMK'nun 4.maddesi gereğince, dava edilen alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı gözönünde tutularak mahkemenin görevli olup olmadığının öncelikle tesbiti gerekir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir.

Bu durumda dava konusu alacağın miktarı itibariyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.