Beraat, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; aramanın hukuka uygun olduğuna, sanığın cezalandırılmasına ve aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nednelerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; arama kararına istinaden yapılan aramanın hukuka uygun olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince yol uygulamasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada bidonlar içerisinde 1840 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında, aracıyla suça konu eşyanın nakliyesini yaptığını ifade etmiştir.
Suçta kullanılan sanığa ait olan araca ilişkin dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre; yakalanan eşyanın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, 2. el piyasa değerinin 8.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Suça konu eşyaya ilişkin dosyadaki KEMT varakasına göre eşyanın gümrüklenmiş değerinin 7.577,35 TL olduğu anlaşılmıştır.
1. Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan nakil aracı içerisinde, usulüne uygun olarak yapılan aramada ele geçirilen gümrük kaçağı eşyayı bulundurup nakletmek eyleminin kaçakçılık suçunu oluşturduğu, hukuka uygun arama neticesinde ele geçen eşyanın hukuka uygun delil olduğu gözetilmeden, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2. Suça konu eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, suça konu eşyanın ve aracın değeri itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluştuğu cihetle, sanığa ait olan nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.