İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; kamu görevlisi olan katılanın görevinden dolayı hakaret eyleminin gerçekleştirildiği iddia edildiğinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanığın, iddianame anlatımına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası kapsamında açılan kamu davasında beraatine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla yalnızca katılan vekilinin talebi değerlendirilerek, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi, İlk Derece Mahkemesi kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf edildiğine, müvekkilinin 30 yıldır devlet memuru olarak görev yaptığına, iddiaya konu paylaşımların katılanın ... ve saygınlığını rencide ettiğine, eleştiri sınırlarını aştığına, müvekkilinin maruz kaldığı suçlamaların hiç bir dayanağının olmadığına, Yargıtay kararları ışığında da eylemin suç oluşturduğuna ve sanığın cezalandırılmasının gerektiğine, bu nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın sosyal medya hesabı üzerinden katılana yönelik "Vay bankamatikçi ... Antalya Büyükşehir Belediyesi Gelir İşleri Şube Müdürü ..., Manavgat Ö. mahallesinde oturan bu adam işe gitmeden maaş alıyor, altında Büyükşehir Belediyesi arabası ve birde Menderes, adamı gelir işleri müdürü yapıyor. Şimdi senin yüzüne tükürüyor aldığın para haram zıkkım olsun, Allah belanı versin diyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi Muhittin Böcek gereğini yapacak.. bize de düşen bunların hepsini deşifre edip halkımızın bilgisine sunmak." şeklinde paylaşımda bulunmak suretiyle katılana hakaret ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yargılama sonununda ise sanığın paylaşımında kişinin ... ve şerefini rencide eder herhangi bir ibarenin olmadığı, paylaşımın kaba eleştiri mahiyetinde olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine hükmedildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılan vekilinin istinaf talebi değerlendirilerek yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik olarak O yer Cumhuriyet savcısının yasal süresi içerisinde yaptığı 08.01.2020 tarihli istinaf başvurusu dikkate alınmadan, yalnızca katılan vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilerek Bölge Adliye Mahkemesince inceleme yapıldığı anlaşılmış, her iki başvurunun birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmemiş, karar bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.