...'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, izinsiz silah taşımaktan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin (BURHANİYE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.04.2010 gün ve 417/117 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1- Müdahil vekilinin süresinden sonra bulunduğu temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- “6136 sayılı Kanuna Muhalefet” suçu yönünden, CMK’nun 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm, aynı kanunun 231/12. maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sözkonusu hükmün, itiraz merciince incelenmesi mümkün görülmüş ve temyiz incelemesi dışında tutulmuştur.

3- Dosya kapsamına göre sanığın, kendisine arkası dönük vaziyette, aralarında yaklaşık 6 metre mesafe bulunan mağdura, ele geçirilemeyen tabancası ile bir el ateş ettiği, merminin toraksı ve skapula altını sıyırdığı, ikinci kez ateş ettiği, ancak mağdurun kendisini 3 metre derinliğindeki çukura atması nedeni ile isabet ettiremediği, kendisine engel olmak isteyen tanık ...’e de tabancayı doğrultarak “yaklaşma seni de vururum” diyerek müdahalesini önlediği, akabinde tekrar ateş etmek için tabancasının mekanizmasını namluya mermi sürmek için hareket ettirdiği, ancak mekanizmanın tutukluluk yaptığı, mekanizmayı tekrar hareket ettirdikten sonra da diğer tanıklarla birlikte kaçtığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 ila 15 yıl aralığında ceza öngören TCK’nun 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve özellikle tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, Mahkemenin 12 yıl hapis cezasına hükmetmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,
tebliğnamenin alt sınırdan makul şekilde uzaklaşarak ceza verilmesi yerine yazılı şekilde fazla cezaya hükmedildiğine ilişkin bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.

4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın “öldürmeye teşebbüs” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, bozmaya uyularak verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan; Cumhuriyet Savcısının fiilin daha lehe düzenlemeler içeren 765 sayılı TCK’nun 448,61. maddelerinde düzenlenen “öldürmeye eksik teşebbüs” suçunu oluşturduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 27.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.