Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1,5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2,51/1-3-7-8 Maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.01.2021 tarihli, 2016/378481 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, mülkiyetin kendisine ait olmadığına, tadilat yapmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece, sanığın, ... mahallesinde bulunan, 125 ada 7 nolu parsel taşınmazı,... adı altında gümüş eşya satış dükkanı olarak işlettiği, söz konusu taşınmazın kentsel sit alanı içerisinde yer aldığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü'nün 29.09.2001 tarih ve 2653 sayılı kararı ile tescil edildiği, sanığın gerekli yasal izinleri almadan taşınmazın zemin katında bulunan mağarada tadilat ve değişiklik yaptığı, zemin kata inen merdiven yaptığı ve bu merdiveni fayanslarla kapladığı, ayrıca zemin kattaki mağarayı tuğla ile kaplayarak sıvaladığı ve zemin katta tuvalet inşa ettiği, bu haliyle yapının özgün haline zarar verdiği, yapılan keşif ve keşifte hazır bulunan arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 22.03.2016 tarihli raporda, sanığın yapının özgün halini bozarak üzerine atılı suçu işlediğinin tespit edildiği, sanığın tüm işlemleri yasal mercilerden izinsiz ve habersiz yapmak suretiyle yapının özgün haline zarar verdiği ve üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.