Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/199 Esas, 2016/585 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği özetle; kararın temyizen bozulmasına ilişkindir.

Başka suçtan hükümlü bulunan sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, temyiz süresinin yüze karşı açıklanmasından itibaren başlayacağı bildirilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi uyarınca sanığa, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin bildirimde bulunulmaması nedeniyle yasa yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hüküm,

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, sanığın savunmalarının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı ve olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğine dair sanığın soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA;

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.