5237 sayılı TCK'nın 220/1-3,62,53/1-2,58/9,63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda temyiz süresi gösterilmediği gibi, kanun yolu, mercii ve şekline de yer verilmediği, bu nedenle hükümlünün temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 20.04.2010 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1- 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237,5252 ve 5271 sayılı Kanunların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine, 5320 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 4422 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun 4422 sayılı Kanunun 1. maddesinde düzenlenen suça göre suçun unsurlarında değişiklikler içermesi nedeniyle bu suça ilişkin eylemlerin örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olup olmadığının duruşma açılıp gerekleri yerine getirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve bundan sonra bir hüküm kurulması gerektiği, olay ve uygulama itibariyle burada 5252 sayılı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasındaki “lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği” hükmüne dayanılamayacağı gözetilmeden, evrak üzerinde karar verilmesi,

2- Uygulamaya göre de;
Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, maddenin 1. fıkrasında sayılan “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının da “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilerek, aynı maddenin 3. fıkrasına muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.