Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2011 tarih ve 2011/49-2011/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili bankaya borçlu olan ... hakkında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, ancak rehinli araca ulaşılamadığını, borçlunun aracı kaçırma çabası içinde olduğunu, bu nedenle rehinli aracın kasko değeri düştükten sonra bakiye borç miktarı olan 14.332,39 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Edirne 2. İcra Müdürlüğü'non 2009/6715 sayılı dosyasındaki takibin türüne göre İİK' nun 257/1. maddesine uygun olmayan talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, borçlu aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak alacaklı vekili, rehinli taşınır malın kasko değerini aşan kısım için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş olup İİK'nun 45. maddesi uyarınca ancak rehin limitini aşan kısım için ihtiyati haciz kararı verilebilir. Bu itibarla mahkemece, rehinle güvence altına alınmış alacağı aşan kısım için ihtiyati haciz talep edilebileceği dikkate alınarak ve bu kısım varsa belirlenerek ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.