Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.

Suç tarihinde katılan ...'ün "www.hürriyetemlak.com" isimli internet sitesinde görmüş olduğu Çeşme ilçesindeki kiralık villa için kendisini ... olarak tanıtan şahısla telefon ile görüştüğü, şahsın talebi üzerine 700,00 TL kapora gönderdiği, Çeşme ilçesine gittiğinde şahsa ulaşamadığı, yapılan araştırma neticesinde paranın sanık ...'un hesabına gönderildiğinin belirlenmesi üzerine sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın ikrarı, katılan tarafından sanığın hesabına 750,00 TL yatırıldığına dair banka dekontu, ATM güvenlik kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

1. Tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında "05.08.2014" şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin "04.08.2014" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.