SUÇLAR: Hırsızlık, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Temyiz süresinin son gününün adlî tatile denk gelmesi nedeniyle, o yer Cumhuriyet savcısının temyizinin süresinde olduğu ve temyizin kapsamının tehdit suçuna ilişkin olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Sanık hakkında Dairemizin 11.02.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve hırsızlık suçu yönünden sadece sanık tarafından temyiz edilen 13.10.2015 tarihli kararda; hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, sanık hakkında bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda hırsızlık suçundan tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında her iki suçtan hükmedilen hapis cezalarında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezalarının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hâkiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3) 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanığa ait olduğu kabul edilen suçta kullanılmayan, ruhsatsız tek kırma av tüfeği hakkında 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz olup olmadığının Adli Tıp Kurumu, Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünden alınacak rapor ile kesin olarak saptandıktan sonra 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunması hâlinde 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi, 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunmaması hâlinde 2521 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimi gerekirken suçta kullanılmadığı gerekçesiyle sahibine iadesine karar verilmesi,
5) Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde birinci kez mükerrirliğe ilişkin tekerrür hükümleri uygulandığı ve anılan hükme yönelik aleyhe bir temyiz istemi bulunmamasına rağmen bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kazanılmış hak dikkate alınmayarak ikinci kez mükerrirliğe ilişkin tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
6) Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca hüküm kurulurken gerekçede "Sanık hakkında ceza tertibine gidilirken suçun herhangi bir özellik arz etmeyen durumu nedeniyle takdiren alt sınırdan ceza tayinine gidilmiştir." şeklinde ifade kullanıldığı, ancak suç tarihi olan 18.05.2014'te bahse konu suça ilişkin cezanın alt sınırı 2 yıl olmasına rağmen Mahkemece sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.