İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Patnos Cumhuriyet Başsavcılığının 15.08.2017 tarihli iddianamesi ile sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 12/1-4,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/1-4,5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52/2-4,53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince 5 yıl 15 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, sanık ...'in ise beraatine karar verilmiştir.

3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Aramanın kanuna uygun yapılmadığına, eksik incelemeye, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına,

2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri;
Menfaat çatışmasına ve eksik incelemeye,
İlişkindir.

Sanık ...'in silah ticareti yaptığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, iletişimin tespitine dair alınan karar sonrası yürütülen soruşturmada, ilk olarak 26.04.2016 tarihinde sanığın evinde yapılan aramada 1 adet tabanca ele geçirildiği, iletişim tespit tutanaklarında sanığın silah ticaretiyle ilgili çok sayıda konuşmasının tespit edildiği, 31.08.2016 tarihinde kardeşi ... ile komşu olarak ikamet ettiği mezrada yeni yaptığı evin temelinde ve kaldığı evin ahır olarak kullanılan eklentisinde iki adet tabanca, 1 adet kaleşnikof marka tüfek ve bu tüfeğe ait 540 adet mermi bulunduğu, sanığın çözümlenen bir konuşmasında kardeşi ...'in de silah ticareti yaptığından bahsettiği ve açıklanan gerekçelerle sanıkların silah ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İletişim tespit tutanakları ve sanığın evinde yapılan aramada ele geçen ve uzmanlık raporunda belirtilen kaleşnikof marka silah, Star marka tabanca ve Astra marka tabanca, bir adet metal dipçik ve fişekler dikkate alındığında, sanığın bu silah ve mermileri satmak amacı ile bulundurduğu ve satmaya aracılık ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar kovuşturma aşamasında sanık ...'in tape kayıtlarında kendisinden silah temin etmek için arayan şahıslar tanık olarak dinlenilmiş ve söz konusu tanıklar beyanlarında sanık ...'den herhangi bir silah alışverişi yapmadıklarını, yapılan konuşmaların hayvan alım satımı ya da benzeri bir ticari konuşma şeklinde olduğu yönünde beyanda bulunmuş iseler de tanık beyanlarının konuşma içerikleri ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar sanık ... söz konusu silahları tesadüf eseri bulduğuna dair şeklinde savunma yapmış ise de; dosyanın oluş ve gelişimine, telefon konuşmalarına, ele geçen silah ve mermilerin miktarı dikkate alındığında kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmemiştir. Açıklanan gerekçeyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/1 inci maddesi uyarınca cezalandırma yoluna gidildiği, ele geçirilen tüfek vahamet arz ettiğinden 6136 sayılı Kanun'un 12/4 üncü maddesi uyarınca cezada arttırım yapıldığı, sanık ... hakkında ise sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ile kardeşi olan ve beraatine karar verilen temyiz dışı sanık ...'in aşamalarda kısmen de olsa birbirlerini suçlayıcı savunmalarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; sanıkların aralarında savunma zaafiyeti oluşturacak şekilde menfaat çatışması ortaya çıktığı saptanmıştır.
Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun), ''İşin reddi zorunluluğu'' başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.07.2020 tarihli ve 2019/1035 Esas, 2020/982 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.