SUÇLAR: 6136 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Sanık ... hakkında kurulan hüküm bakımından; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu vahim sayıda ruhsatsız silah bulundurma suçundan kurulan hükmün, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanıklar ve temyiz dışı sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12/1-2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 37/1, 53/1,54/1 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2019 tarihli 2028/357 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53,54/1 ve 63 ncü maddeleri gereğince 5 yıl 10 ay hapis ve 11.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, sanık ... hakkında vahim sayıda ruhsatsız silah bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53,54/1 nci maddeleri gereğince 5 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye, temyiz dışı sanık ...'ın ise beraatine karar verilmiştir.

3. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli 2029/3247 Esas 2020/169 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin gerekçesinin belirtilmediğine ilişkindir.

Olay tarihinde jandarma komutanlığına gelen bir ihbarda Üzümlü Mahallesi ve Huğlu Mahallesinde silah satışının yapılacağının ifade edilmesi üzerine olay yerinde tertibat alan jandarma ekiplerince üç şüpheli şahsın görüldüğü, şahıslardan sanık ...'nun elinde bulunan poşeti yere attığı, yere atılan poşetin içerisinde bulunan on adet tağdil edilmiş tabancanın ele geçirildiği, alınan kriminal raporda silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunun belirtildiği, sanıklardan ...'nun silahları olay yerinde kardeşi temyiz dışı sanık ... ile birlikte yakalanan sanık ...'tan aldığını beyan ettiği anlaşılmakla sanıkların üzerlerine atılı silah ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanık ...'in beyanının olay yeri tespit, suç üstü ve el koyma tutanağıyla desteklediği ve olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın 10 adet silahı dosya dışı ... isimli şahsa vermek için aldığı, bu nedenle silahları teslim aldıktan sonra evinden buluşma yerine taşıdığı, ...'in buluşacakları yeri tam olarak bilmemesi ve bu sebeple farklı yerlerde buluşmak istemesi, sanık ...'in de ...'in farklı yerlerde buluşmayı istemesinden dolayı ...'den şüphelenmesi ve ...'i beklemesine rağmen ...'in gelmemesi nedeniyle gerçekleşmemesi, sanık ...'in bir süre bekledikten sonra ...'in gelmemesinden şüphelenerek ve korkarak yanında bulunan tabancaların olduğu poşeti çalılıkların arasına bırakması eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu, sanık ...'ın ikrara yönelik olarak 17.04.2019 tarihli celsede verdiği beyanın diğer sanık ...'nun beyanı ile uyumlu olduğu, sanıklar ... ile ...'ın aynı silah fabrikasında çalıştıkları, yakalanan on adet tabancanın sanık ... tarafından tanesi 1.300,00 TL'den sanık ...'ten alındığı, sanık ...'in bu silahların parasını daha önce alacaklı olduğu koyunların parası ile alarak ...'den alarak sanık ...'a vereceği, bu silahların alınan uzmanlık raporu ile 6136 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, silahların verilmesi ile suçun tamamlandığı, ödeme yapılmamış olmasının suçun tamamlanmasına etki etmediği, sanık ...'in korkması nedeniyle tabanca satmaktan vazgeçmesi üzere sanık ...'in abisine ait ve abisi olan sanık ...'ın kullanımında olan araç ile tabancaların bulunduğu yere gitmeleri ve yakalanmaları sonucunda sanık ...'ın üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasındaki silah ticareti yapma suçunun sabit olduğu kabul edilmiş ve sanıkların açıklanan gerekçelerle atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazlarının reddine, sanık ... hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 ncü maddesi uyarınca ihtarat yapılmaması ve sanık ... hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 ncü maddesi gereğince infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde belirtilen uygulama hataları yönünden hükümlerin düzeltilerek Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu vahim sayıda ruhsatsız silah bulundurma suçundan kurulan hükmün, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; sanık ile kardeşi olan ve beraatine karar verilen temyiz dışı sanık ...'ın aşamalarda kısmen de olsa birbirlerini suçlayıcı savunmalarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; sanıkların aralarında savunma zaafiyeti oluşturacak şekilde menfaat çatışması ortaya çıktığı saptanmıştır.
Buna göre, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler yerine aynı müdafi tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun), ''İşin reddi zorunluluğu'' başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen; "Aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa," şeklindeki düzenlemeye ve 5271 sayılı Kanun'un 152 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Yararları birbirine uygun olan birden fazla şüpheli veya sanığın savunması aynı müdafie verilebilir." hükmüne aykırı davranıldığı belirlenmiştir.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/3247 Esas, 2020/169 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.