Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalıdan tapuda ... ili, ... İlçesi, ... Köyü,... Mevkii, Pafta 4030-L Parsel: 2471 de kayıtlı bulunan taşınmazın üzerinde 1. kat 3 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, daireye taşınıp kullanıma başladıktan bir süre sonra evde rutubetlenme meydana geldiğini, davalıya bildirmesine rağmen herhangi bir girişimde bulunmadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/120 D. işler sayılı tespit dosyasıyla dairedeki rutubetin tespitinin yaptırıldığını, tesisattaki arıza ve ışıklandırmadan sızan ... sularının binaya girmesiyle rutubetin oluştuğunun tespit edildiğini, bunu kendisinin yaptırmak zorunda kaldığını, gizli ayıptan kaynaklı yaptığı 2500 TL masrafın ve 400 TL tespit giderinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu daireyi arsa sahibi olan dava dışı .... den satın aldığını, kendisinin bu yeri hiç kullanmadan davacıya sattığını, kendisinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava konusu taşınmazı görerek satın aldığından ve taşınmazda meydana gelen hasarların gizli ayıp niteliğinde olmadığından kullanım nedeni ile sonradan çıkan hasarlardanda sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taşınmazı satın alıp kullanmaya başladıktan sonra taşınmazda imalatdan kaynaklanan ayıplar nedeniyle dairede rutubetlenmeler oluştuğunu, dava konusu dairede tespit yaptırıp, ihtara rağmen ayıp giderilmediğinden kendisinin yaptırdığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Tespit sonucunda alınan bilirkişi raporunda ayıpların gizli ayıp mı yoksa kullanımdan kaynaklandığı hususunda herhangi açıklama bulunulmadığı gibi, Mahkemece bu hususun açıklığı kavuşturulması yönünden herhangi bir araştırma yapılmayarak kullanımdanmı kaynaklandığından bahis ile davanın reddine karar verilmiş ise de tespit bilirkişisi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Öyle olunca, Mahkemece davacının iddiaları araştırılarak mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak maydana gelen hasarların kullanımdan mı yoksa gizli ayıptan mı kaynaklı olduğunun tespiti gizli ayıp olduğunun belirlenmesi halinde BK'nun 198/son maddesi uyarınca ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.