İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkemece sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan 26/02/2011 gün, 2011/179 Esas ve 2011/309 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın 05/03/2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinden bahisle 27/06/2013 gün, 2013/134 Esas ve 2013/206 Karar sayılı ilam ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair dosya yeniden ele alınarak hüküm kurulmuş, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01/03/2016 gün ve 2015/3-599 Esas, 2016/99 sayılı Kararında da vurgulandığı gibi, denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesi ile başlayacağı nazara alındığında, dosyanın ele alınmasına neden olan Ordu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/805 Esas ve 2013/362 Karar sayılı ilamında suç tarihi olarak karar başlığında 29/03/2012 gösterilmiş ise de, dosya içeriğine göre suçun işlenme tarihinin usulsüz tebligatın yapıldığı 16/05/2011 olduğu, bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yazılı deneme süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi koşulunun oluşmadığı ve hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında aynı suçtan açılan kamu davalarının olduğu anlaşılmakla, akıbetlerinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneklerinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa
.../...
-2-
TCK'nın 257/1. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği nazara alınmadan açıklanan hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.