SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/20 Esas ve 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, şikâyetçiler ..., ..., ...'na yönelik eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi, 35,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 1 yıl 6 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, cezaya itiraz ettiğine ilişkindir.

Sanığın şikâyetçiler ait inşaatlara farklı zamanlarda giderek, sahte kimliği gösterip iş müfettişi olduğunu söyleyerek, inşaatları inceleyip, eksiklikler bulunduğunu ve yüksek miktarda cezalar yazması gerektiğini söyleyerek, şikâyetçilerin eksiklikleri gidermek için süre istemeleri üzerine, ceza yazmamak için şikâyetçi ...'dan 1.500,00 TL, Murat'tan 800,00 TL, ...'den ise bir miktar para istediği, ancak isteğinin şikâyetçiler tarafından kabul edilmediği ve olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığı, sanığın başka bir inşaata giderek, kendisini yine iş müfettişi olarak tanıttığını öğrenen şikâyetçi ...'ın sanığın inşaattan ayrılmasına izin vermeyerek yakaladığı ve sanığın üzerinde ele geçirilen kendi adına düzenlenmiş Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş kimlik kartının tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun tespit edildiği iddia ve kabul olunan olayda temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.