Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün nakil aracına ilişkin kısmının bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanığın temyiz nedenleri; bahse konu suçu işlediğine ancak yolda pişman olarak eşyaları polise teslim ettiğine, tutanağın bu şekilde tutulmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerince risk analizleri çerçevesinde yapılan çalışmalarda şüphelenilen, sanığın sevk ve idaresindeki tırda Cumhuriyet Savcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada yasal yükünün haricinde 120.000 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

Sanık savunmasında, tırın sahibi şirkette şoför olarak çalıştığını, suça konu eşyayı taşıma karşılığında tanımadığı biriyle anlaştığını, şirketin haberinin olmadığını ifade etmiştir.

Malen sorumlu şirketin yetkilisi beyanında, sanığın şoför olarak çalıştığını, olaydan haberdar olmadıklarını, aracın iadesini talep ettiklerini beyan ederek davaya katılmıştır.

Dosya kapsamına alınan rapora göre, suçta kullanılan nakil aracında zula bulunmadığı, yakalanan eşyanın hacim ve miktar olarak aracın ağırlıklı kısmını oluşturmadığı belirtilmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Nakil Aracına İlişkin Temyizi Yönünden
Suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli 3.kişiye ait olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığının kabulü ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,

Nakil aracı yönünden tasfiye kararı verilmiş ise tasfiye bedelinin hak sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi,

3. Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Nakil Aracına İlişkin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 4 numaralı bendinin sonuna "suçta kullanılan nakil aracının tasfiye edilmiş olması halinde tasfiye bedelinin hak sahibine iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.