Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2011 tarih ve 2009/611-2011/210 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin temelini Anayasanın 135. maddesinden alan meslek kuruluşu olduğunu, görevleri arasında faaliyet alanında haksız rekabet önlemenin de bulunduğunu, davalının “garanti internet şubesinde devreye aldığımız yeni hizmetimiz THY öde ve uç, artık uçak bileti almak için seyahat acentesine gitmenize gerek yok, biletinizini garanti internet şubesinden alın, shop & miles kredi kart sahiplerinin bu kartı kullanmak suretiyle ... Ltd. Şti'den Garanti uçuş hattı yolu ile THY uçak biletleri almaları halinde kendilerine % 10 indirim uygulanacağı, bilyoner ödemenizi Garanti'den yapın Yunan Adalarına gemi seyahati kazanın, flexi kart kullanarak uçak bileti alabilirsiniz, alış veriş uçuş milleri birleştirilebilmektedir. Uçak bileti alırken veya ekstra borcu ödenirken bonus kazanılır, ücretsiz seyahat sigortası yapan Alo Garanti'den 6 taksitli uçak bileti uygulanır.” şeklindeki kampanya, reklam ve tanıtım yaptığı, bu şekilde üye seyahat acenteleri aleyhine haksız rekabette bulunduğunu, Rekabet Kurulu'na yapılan şikayet sonucu yapılan davalı faaliyetinin ...'ya aykırılık oluşturduğunun tespit edildiğini, anılan kanunun 57/5-8-9-10 maddeleri gereğince haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin men'ine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin seyahat acenteliği faaliyetinde bulunmadığını, tek bir seyahat acentası ile çalışılmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin uygulamalarının ayırım yapmaya, haksız rekabet yaratmaya yönelik bulunmadığını, ... tarafından kendisine verilen izinler çerçevesinde kanun, yönetmelik ve iş hayatı kurallarına uygun şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın yapmış olduğu tanıtım, reklam ve ilanlarla uyguladığı seyahat acentalığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu iddia edilerek davacı tarafından Rekabet Kurulu'na başvurulduğu, anılan Kurul tarafından şikayet konusu faaliyetin amacının acenteler arası rekabet ortamını bozmamak olması ve ilgili pazarda rekabeti engelleyici sınırlı etkisinin bulunduğu kabul edilerek soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde karar verildiği, dava konusu olayda davalı bankanın seyahat acentesi faaliyetinde bulunduğuna dair her hangi bir belgenin mevcut olmadığı, aksine çeşitli seyahat acenteliklerince düzenlenen seyahatlerde bankanın kredi kartının kullanılması halinde indirim ve taksit imkanının kamuoyuna sunulduğu, davalının tek bir seyahat acentesi ile çalışmadığı, kendi kredi kartı satışını artırmak için promosyonlu uçak bileti satışının faaliyetini yine bir seyahat acentesi vasıtası ile yürüttüğü, diğer bankalarca da yapılan bu faaliyette bankanın birden fazla seyahat acentası ile çalışmasının ve kendi kredi kartı satışını daha doğrusu bu suretle karını artırmayı hedeflemesinin seyahat acentası faaliyetinde bulunmayan bankanın, seyahat acenteleri arasında haksız rekabete yol açtığından bahsetmenin mümkün görülmediği, haksız rekabette bulunduğunun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.