Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli, 2012/1213 Esas, 2015/501 Karar sayılı kararı ile, sanığın olay günü asker arkadaşı ile birlikte çarşı iznine çıktıkları İstiklal Caddesi üzerinde yürüdükleri esnada sanığın kalabalıkta katılanın arkasından geçerek elleriyle kalçalarına ellediği ve yoluna devam ettiği şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 62/1 ve 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1.Olayın intikal şekli ile zamanı, katılanın aşamalarda alınan beyanları, tutanaklar ve sanığın savunması göz önüne alındığında oluşa uygun kabule göre sanığın katılanın yolda yürüdüğü sırada, katılanın kalçasını ellemek şeklindeki eylemin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan yargılama konusu eylemi için, lehine olan 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası 5237 sayılı Kanun’un 102/1-2. cümle uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli, 2012/1213 Esas, 2015/501 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.