SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/10 Esas ve 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri 5 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık ... hakkında suç eşyasının kabul edilmesi veya satın alınması suçundan aynı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrası,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1.Sanıık ...'ın temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, kararın bozulmasına ilişkindir.
Sanık ...'ın ele geçmeyen katılan ...'a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenen sahte kimlik ile katılan ...'ten başından itibaren dolandırıcılık kastıyla araç kiralayıp, iade etmemek suretiyle katılan ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, diğer sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'nin ise sanık ...'ın dolandırıcılık yöntemiyle kiraladığı aracı bu sanıktan suç ürünü olduğunu bilerek sanık ...'ın başka suçtan cezaevine girdiği tarihten önce alıp, temyiz dışı sanık ...'in ağabeyi olan ...'nin Konya Karatay'da ikamet ettikleri evinin bahçesine koydukları kabul edilen somut olayda temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur
A. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak,
2. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
3.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/69 Esas, 2012/60 krara sayılı ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi de uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılmasına 13.04.2018 tarihli ek karar ile karar verildiği halde cezanın ikinci kez mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı olup Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün göülmüştür.
B.Sanık ... Hakkında Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 17.08.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşları, Vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği " ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunda sanığa ihtarat yapılmasına, (ihtarat yapıldı)" ifadelerinin hükümden çıkarılması ile “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına eklenmesi; hüküm fıkrasından TCK'nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına" ibaresinin yazılması; tekerrüre ilişkin hükmün uygulandığı hüküm fıkrasından “ikinci kez” ibaresinin çıkartılması suretiyle suretiyle hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.