SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu tespit edilmekle yapılan ön inceleme neticesinde, sanığın yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Kanun'da belirtilen yönteme uyulmadan doğrudan MERNİS adresinde tebliğ edilmesine dair işlem ile bu işlem sonrasında ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre karar kendisine okunup anlatılmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olmaları nedeniyle, sanığın 09.05.2016 tarihli temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince yasal süresinde olduğu kabul edilmekle, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca sebeplerin de bulunmadığı belirlenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5'er ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, kararın yüzüne okunmadığı gibi kendisine tebliğ de edilmediğine, hak ihlaline neden olunduğuna, bu nedenlerle kararın bozularak beraatine hükmedilmesi talebine ilişkindir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü ile 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 28.12.2015 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.