Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.11.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1, 54/1 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1-4,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2,62,52/2-4,53,63 ve 54/4 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.01.2020 tarihli kararı ile bu hüküm kaldırılarak, sanık hakkında vahim nitelikte ruhsatsız silah bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2,62,52/2-4,53,63 ve 54/4 ncü maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz sebepleri; arama işleminin usulüne aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeye, alt sınırın üzerinde ceza tayininin gerekçesinin belirtilmediğine ilişkindir.

Sanığın silah ticareti yaptığına ilişkin gelen ihbar üzerine Akçaabat Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında alınan arama ve el koyma kararı gereğince sanık ...'ün ikametinde yapılan aramada, 2 adet Kaleşnikof marka tam otomatik çalışma sistemine sahip tüfek, 2 adet Mavzer marka tüfek, 2 adet Browning marka tabanca, 449 adet 7,62 mm çapında Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği, 1 adet 5,56 mm çapında fişek, 167 adet 9 mm çapında tabanca mermisi, 85 adet 7,65 mm çapında mauzer fişeği, 515 adet 7,9 mm çapında mauzer fişeği, 5 adet 7,62x39 mm çapında fişek hazneli şarjör, 9 adet 9x19 mm çapında fişek hazneli şarjör ve muhtelif miktarda silah parçalarının ele geçirildiği, alınan kriminal raporda silahlardan tüfeklerin vahim nitelikte olmak üzere tüm silahların 6136 sayılı kanun kapsamında bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla sanığın atılı silah ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık savunmasında suça konu tüfek, tabanca ve mermilerin 2010 yılında vefat eden oğlu ...'e ait olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş ise de, mahkemece adli emanetten temin edilmiş tabanca ve tüfeklerin yapılan incelemesinde yağ bakımlarının dahi yapılmış olduğunun tespit edilmesi, 8 yıl önce vefat eden birine ait bu sayıdaki mermi ve tabancaların evde bulunmasının ve bunun öncesinde fark edilmemesinin mümkün olmaması, ele geçirilen tabanca, tüfek ve mermilerin odaya yapılmış gizli bölmelerde ele geçmesi, sanık hakkında öncesinde silah ticareti yaptığına dair ihbar yapılması, suça konu ikametin ve eklentisinin sanığa ait olması birlikte dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, ikametinde ve eklentilerinde ele geçen suça konu tüfek tabanca ve mermilerin sanığa ait olduğu kabul edilmiş ve silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 08.06.2016 tarih ve 2016/5153 Esas ve 2016/7588 Karar nolu ilamında "Oluşa, tüm dosya kapsamına göre, sanığın kolluk tarafından alınan ifadesinde suça konu silahlarla ilgili olarak; "alan olursa satacaktım" şeklindeki beyanından başka silah ticareti yaptığına dair, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, bir adedi vahim olmak üzere toplam beş adet tabancayı satın alıp bulunduran sanığın, TCK.nun 3. ve 61. maddeleri uyarınca ele geçen yasak nitelikteki silah sayısı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 6136 sayılı Kanunun 13/2. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan Kanunun 12/1-4 madde ve fıkraları uyarınca uygulama yapılması..." belirtildiği üzere sanığın ikametinde yapılan aramada 2 adet nitelik yönünden vehamet arz eden 2 adet silah(kaleşnikof) ve sayısal olarak vehamet arz etmeyecek sayıda mermilerin bulundurulması eylemine ilişkin olarak sanığın aşamalarda suçlamayı ısrarla kabul etmediği, silah satımı yaptığına dair soyut ihbar dışında, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın nitelik yönünden vehamet arz eden birden fazla silah ile mermi bulundurmak şeklinde sübut bulan eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/2 nci maddesine temas ettiğinin anlaşılması karşısında mahkumiyet kararının hatalı olduğu değerlendirilmiş ve sanığın eylemine uyan 6136 sayılı Kanunun 13/2 nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve suça konu silah ve mermilerin müsaderesine karar verilmiştir.

1.Sanık savunmaları, arama sonucu ele geçirilen tüfekler ve tabancalar ile alınan raporlar ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, silah ticareti yaptığına ilişkin ihbar dışında delil bulunmayan sanığın silahların on yıl önce ölen oğlundan kaldığına ilişkin oluşa ve silahların mevcut durumuna uygun düşmeyen savunmasına itibar edilmeyerek eylemine uyan vahim nitelikte ruhsatsız silah bulundurma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/254 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.