Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 67/2,5237 sayılı TCK'nın 62,52/2, 52/4,63 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanığın temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, hakkında lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
Mahkemece, ... İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin 09.02.2016 günü saat 21: 00 sıralarında ...... Mahallesi civarında devriye görevini ifa ettikleri sırada içinde temyiz dışı sanık ...'un da bulunduğu ... plakalı aracı kullanan sanık ...'e dur işareti yapmalarına rağmen sanık ...'in aracını durdurmadığı, bunun üzerine ... İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin devriye aracıyla sanık ...'in kullandığı ... plakalı aracı takibe başladığı, devam eden kovalamaca sırasında sanıkların aracından yol kenarına içinde dosya arasındaki müze bilirkişi değerlendirme raporunda belirtilen eşyaların atıldığının belirlendiği, bu poşetin içerisinden çıkan ve dosya arasındaki müze bilirkişi değerlendirme raporunun 1,2,3. sıralarında yer alan 18 adet sikke ile 1 adet düğmenin 2863 sayılı yasa md. 23 ve 24'te tanımlanan tescil ve tasnife tabi müzelik değerde taşınır kültür varlıklarından olduklarının yine sanıkların bulunduğu araçtan atılan diğer eşyaların ise 2863 sayılı yasa md. 23 ve 24'e göre tescil ve tasnif dışı olup müzelik değerinin olmadığının yaptırılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; Sanık ...' in üzerine atılı 2863 sayılı kanuna muhalefet suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
Olay günü kolluk görevlilerinin kontrol ve devriye esnasında sanığın içerisinde bulunduğu ve seyir halinde bulunan ... plaka sayılı araca dur işareti yapılmasına rağmen aracın durmayarak kaçmaya başladığı, kolluk görevlilerince aracın takip edildiği, takip esnasında araç içerisinden yol kenarına poşet atıldığı, aracın takip neticesinde durdurulduğu, araç içerisinden atılan poşetin kontrol edilmesi için atılan noktaya gidilerek yapılan kontrolde poşet içerisinde heykel ve heykelcikler ile tarihi eser olduğu değerlendirilen madeni paralar görüldüğü olayda;
1-Sanıkların aşamalarda alınan beyanlarında araç içerisinden poşet atmadıklarını, suça konu malzemelerin kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri karşısında 09.02.2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında imzası bulunan tutanak mümzilerinin çağrılarak tanık sıfatıyla beyanları alınarak sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,
3-Mahkemece sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 67/2. Maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiş ise de; suçun unsurlarının ne şekilde oluştuğuna dair gerekçesinin bulunmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.