Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12/1,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53,54 ve 63 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli kararı ile sanıkları silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53,54/1 ve 63 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.10.2017 tarihli kararı ile sanık ... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilirken sanık ... hakkında aynı suçtan başka dosyası bulunduğu gerekçesiyle mükerrer cezalandırmanın önlenmesi amacıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinde sanığın silah ticareti yapma suçundan derdest dosyalarının iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ve 23.05.2019 tarihli karar ile sanık ...'in silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53 ve 63 ncü maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ancak kazanılmış hak nedeniyle 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun 326 ncı maddesi gereğince sanığın 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 02.10.2020 tarihli kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz sebebi; delillerin mahkumiyete yeterli bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı yapıldığına, eksik incelemeye ve suç vasfının hatalı tayin edildiğine ilişkindir.
İstanbul ili Maltepe ilçesinde silah satışı yapılacağını, şüpheli şahısların eşgal bilgileri ve satış yerini öğrenen kolluk görevlilerinin olay yerine gelen ve verilen özelliklere uygun iki kişiyi yakaladığı, şahısların sanık ... ve temyiz dışı sanık ... olduğu, sanık ...'in üzerinde biri eşi adına bulundurma ruhsatlı tabanca ve iki adet el yapısı ve ruhsatsız toplam üç adet tabanca, sanık ...'in üzerinde ise iki adet ruhsatsız tabanca bulunduğu, sanıkların atılı suçu ikrar ettiği, alınan kriminal rapora göre silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında silah ticareti yapma suçundan açılan ve iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/385 Esas sayılı dosyasında ise sanığın 06.12.2015 tarihinde ihbar üzerine Sandıklı ilçesi otogarında sırt çantasında beş adet yerli el yapısı silahla yakalandığı, bu olaya ilişkin olarak savunmasında silahları satmak amacıyla Sandıklı'ya getirdiğini ikrar ettiği, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/313 Esas sayılı dosyasında ise eşini kasten öldürmeye teşebbüs eden Tuncay Songur'un silahı sanıktan Şubat 2016 tarihinde satın aldığını beyan ettiği, sanığın ise atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Olay tarihinde kolluk birimine Küçükyalı metro istasyonu çıkışında bulunan Petrol Ofisinin olduğu yere gelecek kişilerin orada buluşacakları ve bazı kişilere silah satacağı yönünde ihbarda bulunulması üzerine suç tarihinde ihbarda belirtilen yer ve çevresinde kolluk görevlilerince araştırma yapıldığı sırada sanık ve ...'in olay yerine geldikleri, belli bir süre sonra birbirlerinden ayrılarak farklı istikametlere doğru yürüyerek olay yerinden uzaklaştıkları sırada kolluk görevlileri tarafından sanık ve ...'in yakalandıkları, yapılan kaba üst aramasında sanık ...'in üzerinden 3 adet farklı markalarda tabanca, bu tabancalara ait şarjör ve mermilerin ele geçirildiği, diğer sanık ...'in üzerinden ise beline takılı vaziyette 2 adet farklı markalarda tabanca ve 8 adet merminin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Ele geçirilen silahların 6136 sayılı Kanun kapsamında olduklarına ilişkin rapor alınmıştır.
Sanık ve ...'in silahları açık kimlik ve adres bilgisi tespit edilemeyen kişilerden satmak amacı ile temin ettikleri ve yine ticari amaçlı olarak satmak maksadı ile yakalandıkları yere getirdikleri alınan ihbar, birden fazla silah ile yakalanmaları, tevil yoluyla ikrarları, olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ile sabit olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı yasak nitelikte silah satma suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanık ...'in celp edilen ve incelenen Bakırköy ve Afyonkarahisar'daki eylemlerinin bu dosyamızdaki suç tarihini kapsadığı ve atılı suçun temadi eden suçlardan olduğu ve hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın tek bir eylemden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiş, hükmün infazla ilgili 7 nci fıkrası hükümden çıkarılarak hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1.Suça konu beş adet tabancanın üç adetinin sanık ...'in üzerinden elde edildiği ve iadesine karar verilen silahın da ...'in üzerinden elde edilen ve sanığın eşine ait bulundurma ruhsatlı silah olduğu gözetilerek sanık hakkında kurulan ilk hükmün Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk bozma kararıyla ortadan kalktığı dikkate alındığında ve bunun yanında birleştirilmesine karar verilen Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasına konu silahların müsaderesi hakkında da iş bu dosyada bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden müsadere hususunda birleştirme kararından önce bozulan karara atıf yapılmakla yetinilmiş ise de her iki dosyada ele geçirilen tüm suç eşyaları hususunda mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık hakkında kazanılmış hak uygulamasının koşullarının bulunmadığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri yerinde görülmüş ancak cezanın 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL olarak infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken bu cezanın sonuç ceza olarak kabul edilmesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5 nci maddesi yerine 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326 ncı maddesine göre uygulama yapılması hukuka aykırı ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Sanığın 06.12.2015 tarihinde Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde bulunan bir dinlenme tesisinde sırt çantasında beş adet ruhsatsız silah taşırken yakalandığı ve beyanında silahları satmak amacıyla taşıdığını kabul ettiği anlaşılmıştır. Bu suça konu silahların yakalandığı hususu dikkate alındığında gerçekleşen fiili kesinti nedeniyle 06.12.2015 tarihli silah ticareti eyleminin ayrı bir suç oluşturduğu gözetilmeden birleşen dosyalara konu tüm eylemlerin tek suç kabul edilerek uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Sanık savunmaları, yakalama tutanakları ve arama sonucu ele geçirilen tabancalar ile alınan raporlar kapsamında sanığın silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe Bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2019/3150 Esas, 2020/953 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, kazanılmış hak uygulamasına ilişkin bölümün karardan çıkarılarak yerine ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/5 nci maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası üzerinden infazına'' ibarelerinin yazılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.