Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.02.2016 tarihli, 2015/374 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile, katılanın olay tarihinde saat 21: 30 sıralarında Hüyük Çok Programlı lisesinde düzenlenen bir düğüne ailesi ile beraber katıldığı, düğün devam ederken mağdurenin bir ara alt katta bulunan kadınlar tuvaletine yaşı küçük tanık Fatma’yı götürdüğü, bu sırada düğün davetlilerinden sanığın, katılanın peşinden kadınlar tuvaletine girdiği, burada katılanı boş olan tuvalet kabinlerinden birine soktuğu ve kapıyı kapattığı donunu çıkar diyerek söylediği ve katılanın çıkaramam deyince vücudunu ve göğüslerini ellediği şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde 102/1, 102/3-a, 62/1 ve 53/1. maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçun icrai hareketlerinin başlamadığına, aksi kabul halinde eylemin hukuki vasfının cinsel taciz olarak değerlendirilmesi gerektiğine, raporun usule uygun ve yeterli olmadığına yönelik olduğu görülmüştür.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiş olup, somut olayda sanığın katılanı zorla tuvalet kabini içerisine sokması, kabin içerisinde katılandan donunu çıkarmasını söylemesi ve akabinde katılanın sanığın bu isteğini kabul etmemesi üzerine katılanın rızası dışında vücudunu ve göğüslerini ellemesi şeklinde gerçekleşen eylemin, katılan ve sanığın kabin içinde kaldıkları süre de dikkate alındığında ani ve kesintili gerçekleştiği kabul edilemeyeceğinden ve usulüne uygun şekilde katılan hakkında alınan 14.10.2015 tarihli heyet rapor içeriğinin de yeterli olduğu anlaşılmakla Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18.02.2016 tarihli, 2015/374 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.