İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 25798 ada 5 parsel sayılı 515 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, krokisinde (A) ile gösterilen yerin 385 m2'lik kısmının 1995 yılından beri ... kullanımında olup üzerindeki binanın kendisine ait olduğu, (B) harfi ile gösterilen 130 m2'lik kısmın 1995 yılından beri ... kullanımında olup üzerindeki binanın kendisine ait olduğu şerhi yazılarak, arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı; Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi 25597 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında bir kısmının kendi adına tespit gördüğünü, bu yerle birlikte kullanmaya başladığı bahçe duvarı ile çevrili 25598 ada 5 parsel içinde kalan dava konusu yerin davalı adına tespit edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, davalı ...'un hiçbir zaman dava konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığını ileri sürerek dava konusu 25598 ada 5 parsel sayılı taşınmazda kullandığı kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş; davacı duruşmada, dava dilekçesinde sehven 25598 ada 5 parsel sayılı taşınmaz belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın 25798 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğunu beyan etmiştir.

Davalı; dava konusu parseli davacının babasından satın aldığını, kadastro mahkemesinde de görülen davalarının olduğunu savunrak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın Milli Emlak Müdürlüğü tarafından yapılan satış ile davalı adına tescil edildiği, davacının Antalya Kadastro Mahkemesinin 2014/396 esas sayılı dosyasında açtığı dava kapsamında hüküm kısmının 4. bendinde de açıkça yazıldığı üzere davacı ... tarafından dava konusu edilmediği anlaşılan Antalya ili Kepez ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi 25798 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulduğu, davacı tarafça, dava konusu taşınmaza ilişkin, dava konusu taşınmazın Milli Emlak Müdürlüğü tarafından davalıya satışı öncesinde usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı, bu halde davalının mülkiyetten kaynaklı hakkına ilişkin davacı tarafın zilyetlik iddiasında bulunarak eldeki davayı açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, "dava 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önce davalıya satışı yapılan çekişmeli 25798 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 77/103 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup, öncesinde davalı adına bulunan kullanıcı şerhi nedeniyle dava tarihinden önce Hazine tarafından davalıya yapılan satışın yolsuz tescil niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.