Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararı ile sonuç ceza olarak 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği, kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve bozmadan sonra verilen hükümde CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiği hâlde Mahkemece sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin yazılması suretiyle, sair yönleri usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.