Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülüp, kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı idare vekilinin temyizine gelince;

1-İlk açılan davada; taşınmazın el atılan 1063.36 m2'lik kısmının fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere bedelinin tahsiline ve yol olarak terkinine karar verilmiş ise de; kararın infazı sırasında; Kadastro Müdürlüğünün 12.01.2011 günlü yazısına göre; taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi gereğince uygulama yapıldığı, parsel numarası değiştirilerek, uygulama sırasında sınır ve yüzölçüm farklılığı ile yol olarak el atılan kısmın 918.40 m2 olduğunun belirlendiği bildirilmiştir.

Mahkemece yeniden mahallinde keşif yapılarak taşınmazın yol olarak el atılan bölümünün gerçek yüzölçümü belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2-Kabule göre de; davalı idare harçtan bağışık olduğu halde, aleyhine harca hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.