Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikâyetçinin çalınan ayakkabısının cami iç girişinde olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 142/1-a maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
2-Sanığın çaldığı şikâyetçiye ait kullanılmış ayakkabının değer tespitinin yaptırılarak hakkında TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
3-Sanık hakkında kurulan hükümde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ise de Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 06.01.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 18.06.2015 tarihli kararda kurulan hükümde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmadığı ve aleyhe temyiz de bulunmadığından, bozma sonrasında kurulan hükümde bu sebeple ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.