Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli, 2015/1074 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararı ile, katılanın olay günü saat 21: 30 sularında tek başına kaldırımda yürüdüğü sırada sanığın katılanın arkasından gelerek katılana sarıldığı, katılanın ağzını eliyle kapattığı, kalçasını avuçlayıp okşayarak cinsel saldırı eyleminde bulunduğu, bu sırada katılanın kurtulabilmek için debelenirken yere düştüğü ve avazı çıktığı kadar bağırdığı, katılanın bağırması üzerine sanığın katılanı bırakarak kaçtığı şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/1-c.1,62/1 ve 53/1. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın Temyiz İsteği
Özetle, olay öncesinde adli sicil kaydının bulunmadığına, belirlenen cezanın ağır olduğuna hakkındaki kararın lehe bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli, 2015/1074 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteğinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.