Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2008 gün ve 2008/52-2008/321 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.02.2011 gün ve 2009/9263 - 2011/1843 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gıda sektöründe faaliyette bulunduğunu, “FORM” ibareli bir çok markanın sahibi olduğunu, bu markalı ürünleri ilk kez 1991 yılında piyasaya sürdüğünü ve markalara tanınmışlık kazandırıldığını, davalı şirketin haksız yarar sağlamak maksadıyla ve kötü niyetli olarak “PERFORM” ibaresinin tescili amacıyla davalı TPE’ne başvuru yaptığını, bu başvuruya yönelik itirazlarının TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca reddedildiğini, kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile tescili halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bukez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.