Mahkumiyet

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/2,5237 sayılı Kanun'un 58/6-7,53. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.01.2021 tarihli, 2016/384986 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine indirim yapılmadığına, mahallinde keşif yapılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

Mahkemece... İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı kolluk kuvvetlerinin 09/03/2016 tarihinde ... Mahalles... mevkiinde devriye gezdikleri sırada yol üzerinde park edilmiş bir araç görmeleri üzerine etrafta araştırma yaptıkları ve sanıkların tespit edildiği, şahısların bulunduğu yere gidildiğinde, dosyada bulunan fotoğraflardan görüleceği üzere kazı yapıldığı, kazı yapılan yerin yanında 2 adet ahşap kaplı kazma, bir adet demir saplı kazma, bir adet hilti ucu ve bir adet ahşap saplı küreğin bulunduğunun tespit edildiği, şahıslarla yapılan şifahi görüşmede olay mahallinde bir küp altın olduğunu duyduklarını ve 10 gündür ara ara gelip kazdıklarını beyan ettikleri, sanıkların aşamalardaki beyanlarında, uzun zamandır Karaçalılık mevkiinde bir küp altın olduğu söylentisinin olduğunu, bölgede bulunan bir kayanın üzerinde eski bir kesme işareti olduğunu görünce altında bir şey olabilir düşüncesi ile kazmaya karar verdiklerini ve kazı sırasında Jandarma ekiplerince yakalandıklarını beyan ettikleri,... Müze Müdürlüğünün düzenlemiş olduğu tutanağa göre suça konu kazının yapıldığı alanın arkeolojik sit alanı içerisinde kalmadığının bildirildiği, ayrıca yapılan incelemede kaçak kazı çukurunda ana kayaya kadar inildiği, çukurun 180 cm deriniğinde ve 3x3 metre ebadında olduğunun bildirildiği, yine bahse konu kaçak kazının yapıldığı noktada müze incelemesinde 2863 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir taşınır veya taşınmaz kültür varlığına rastlanılmadığının bildirildiği, bu haliyle gerçekleşen eylemde; sanıkların eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 74/2. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Olay günü kolluk ekiplerince icra edilen devriye faaliyeti sırasında, yol üzerinde park edilmiş araç ve aracın 50 m ilerisinde bir şahsın görüldüğü, şahıstan şüphelenilmesi üzerine yanına gidildiğinde temyize konu sanık ve temyiz dışı haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar olduklarının belirlendiği, şahısların bulunduğu yerde mağara olduğu, mağaraya yakın yerde 2x4 m ebadında kazı yapıldığı, olay yerinde kazma, kürek, toprağa saplı halde hilti ucu gibi kazıya yarar aletler bulunduğu hususlarının tespit edildiği, olaydan 1 gün sonra Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından yerinde yapılan incelemede, kazı çukurunun 180 cm derinliğinde olduğunun belirlendiği, sanık ve temyiz dışı sanıkların suçu ikrar ettikleri anlaşılan dosya kapsamında,

1-2863 sayılı Kanun'un 74/2. maddesinde düzenlenen “izinsiz define araştırma” suçunun oluşabilmesi için, anılan Kanun'un 6. maddesi kapsamında kalan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında, bunların korunma alanlarında veya sit alanlarında, araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen yüzeysel araştırma faaliyetlerinde bulunulması gerektiği, anılan suç ile aynı Kanun'un 74/1. maddesinde düzenlenen "kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma" suçunu birbirinden ayırmada esas alınacak kriterin, kazı fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun olduğu, somut olayda ise sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kazı yaptıkları anlaşılmakla, sanığın eyleminin kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile 74/2. maddesi gereğince hüküm tesisi,

2- Dava konusu yerde bağımsız arkeolog bilirkişi refakatinde keşif yapılarak, sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olup olmadığı tereddütsüz şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun gözetilmemesi,

3-5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, ancak uygulanması halinde failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği anlaşılmakla; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.