SUÇLAR: Hırsızlık, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1- Dosya kapsamında yer alan 12.03.2015 tarihli kriminal raporda kamera görüntülerindeki şahsın kuvvetle muhtemel sanık olmadığının tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında atılı suçu kabul etmediği anlaşılmakla; sanığın hırsızlık ve başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanmak suçlarını işlediğine dair mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
b- Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kulanılması suçundan temel ceza tayin edilirken alt sınırdan ceza verildiği belirtilmesine rağmen gün adli para cezasının üst sınırdan tayini,
b- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, “takdiren alt sınırdan olmak üzere” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmasına rağmen, suçun işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan (6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi) ve sanığın eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesinde öngörülen alt sınır, 3 yıl hapis cezası olmasına rağmen sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.