Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre sanığın üzerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan doğrudan zarar görmeyen ...'nun katılma hakkı olmadığından, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Davaya konu ihale nedeniyle kamu zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 07.09.2006 ile inceleme günü arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 7/2. ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.