Sanık hakkında kurulan hükümlerde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/318 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararı ile, katılanın banka şubesinde memur olduğu, sanığın, babasının işleri nedeni ile bankaya gidip geldiği, bu sırada katılanı gördüğü, olay tarihinde sanığın yaptığı plan dahilinde katılanı takip ettiği, katılanın çıkış yolu olan merdivenlerin sonundaki parka gelerek katılanı beklemeye başladığı, başına kar maskesini geçirerek 17 TN 142 plakalı aracından indiği, eşi ile telefonda görüşmekte olan katılanın yolunu kestiği, katılanın yüzüne vurduğu, yere düşen katılanın bağırarak yardım istediği, katılanın bağırış seslerini telefondaki eşinin duyduğu, sanığın elinde bulunan bıçağı katılanın boğazına bastırarak tehdit ettiği, sonrasında darp ederek ellerini bağladığı, aracın arka koltuğuna bindirdiği, sanığın aracı sürmeye başladığı, bir süre sonra aracını durdurduğu, araçtan inerek katılanın bulunduğu arka kısmın kapısını açtığı, bağıran katılanı susturmak için yüzüne vurduğu sonrasında katılanın başına bir kar maskesi geçirdiği, katılanın bacaklarını bağlamaya çalıştığı, katılanın sanığa direndiği, sanığın katılanın bacaklarına dokunduğu, göğsünü sıktığı, katılanın direnmeye devam ettiği, sanığın katılanla bir süre konuştuktan sonra tekrar aracın şoför mahalline geçerek katılanı ikametine yakın bir yerde indirdiği şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ile 102/1-c-1,102/3-d ve 53/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, aynı Kanun'un 109/2,3-a, 5 ve 53 üncü maddesinin uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafilerinin Temyiz İsteği
Özetle katılanın çelişkili beyanları olduğuna, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, takdiri indirim uygulanmamasına, sanığın suçu işlemediğine, delillerin yeterli olmadığına, sanığın şüpheden yararlanmamasına, eldeki kaban, bere ve çizme ile görüntülerin delil olmayacağına, tanık anlatımlarına yönelik olduğu görülmüştür.
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/318 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.