Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık hükmü temyiz etmek istediğine ilişkin dilekçe sunmuştur.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleyici kolluk devriyesi sırasında sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulduğu, arka koltuklarda ve bagajda battaniye altında koliler içerisinde toplam 400 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suça konu sigaraları arkadaşlarıyla içmek amacıyla aldığını, ticari amacının bulunmadığını ifade ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

Suç tarihinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, suça konu kaçak eşyanın yakalanış şekli, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suçlamayı kabul etmediği gözetilerek, sanık ve kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, suça konu eşya ile ilgili satacağı yönünde ikrarı da bulunmayan sanığın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

06.06.2024 tarihinde karar verildi.