Mağdurenin temyiz aşamasında 25.02.2016 tarihli dilekçeyle sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında mağdureye talebi nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli, 2015/294 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile, sanık ile mağdurenin anne oğul oldukları, sanığın çocukları ve eşiyle birlikte annesinin evinde oturduğu, bu evin bir salon ve iki odadan ibaret olduğu, odanın birisinde sanık ile eşinin, diğerinde ise sanığın
çocuklarının ve mağdurenin yatıp kalktığı, 05.07.2015 günü sanığın eşinin kendisine, katılanın ise sanığın çocukları ile birlikte kendilerine tahsis edilen odada uyumaya başladıkları, saat 01: 00 sıralarında sanığın eşinin uyuduğu, bu sırada da sanığın uyuşturucu kullanmış şekilde eve geldiği, evin içinde bir süre gezindiği, saat 02: 00 sıralarında katılanın bulunduğu odaya elinde ele geçirilemeyen sustalı tabir edilen bıçakla gelerek katılana "çabuk kalk, sesini çıkarma ve benimle gel" dediği ve katılanı salona götürdüğü, kendi ve katılanın üzerini bıçak zoruyla çıkarttığı ve katılana vajinal yoldan cinsel organını sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, katılanın korktuğu ve utandığı için tepki veremediği, sanığın aynı gece aynı eylemi saat 05: 00 sıralarına kadar üç kez daha gerçekleştirdiği, sanığın bu olaydan yaklaşık bir ay önce de aynı şekilde mağdureye bir kez daha cinsel saldırıda bulunduğu şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3-c.d, 43/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 26 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstekleri
İddia konusu eylemin gerçekleşmediğine, el konulan eşyalar üzerinde sanığa ait sperm hücresi tespit edilmediğine, kalabalık bir aile içinde söz konusu eylemin gerçekleşmesinin mümkün olmadığına, alınan DNA incelemesine ilişkin raporun yetersiz olduğuna, eksik araştırma ile karar verildiğine, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesinin hatalı olduğuna yöneliktir.
III GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdurenin temyiz aşamasında 25.02.2016 tarihli dilekçeyle sanıktan şikayetçi olmadığını beyanı karşısında mağdureye talebi nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli, 2015/294 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.06.2024 tarihinde karar verildi.