HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2013/444 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebebi, sanıkların atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 24.06.2014, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 06.01.2015, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 26.02.2015, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 09.06.2015, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 30.06.2015 ve sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 09.02.2016 tarihi olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2013/444 Esas, 2016/182 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322'nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223'üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE

05.06.2024 tarihinde karar verildi.